KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/2259 E., 2014/9321 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2014
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.11.2013 tarih ve 2013/75-2013/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kendisini döviz bürosu sahibi olarak tanıtan bir kişi tarafından, müvekkiline ait işyerinde bulunan POS cihazıyla davaya bankaya ait kredi kartı kullanılmak suretiyle toplam 3.200 TL değerinde 4 cep telefonu ve 1 adet kulaklık satın alındığını, vekili bulunduğu şirketin kendisine düşen kontrolleri yaptığını, buna rağmen davalı bankanın kredi kartının sahte olduğunu belirterek işlem tutarını ödemediğini ileri sürerek, 3.200 TL'nin bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin ... dışındaki gerçek kart sahibi bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kredi kartıyla yapıldığını, davacının gerekli kontrolleri yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına bloke konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı taraf alacağın en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğinden, mahkemece alacağın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7'nci maddesi uyarınca anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/2259, K. 2014/9321, 20 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama