İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/2628 K.2014/11053

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2010/385-2012/255 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline…

Esas2014/2628Karar2014/11053Tarih10 Haziran 2014Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/2628 E., 2014/11053 K.·Mahkemesi : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2014
Tarihi
12/04/2012
Numarası
2010/385-2012/255
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2010/385-2012/255 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10.06.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, şirket müdürünün değiştirilmesi ve yeniden müdürler atanmasına karar verildiğini öğrendiğini, anılan bu kararın çağrıda belirlenen usullere riayet edilmeden alındığını, müvekkiline ve başka ortağa haber verilmediğini, TTK'nın 370 ve 538. maddelerinin ihlal edildiğini, yönetime seçilen A. Ö.'in pay sahibi olmadığını, diğer yöneticinin ticari hayatında başarısızlığının sabit bulunduğunu ileri sürerek, 01.06.2010 tarih ve 1 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ana sözleşmenin 12. maddesi uyarınca ana sermayenin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararıyla müdürlerin değiştirilebileceğini, kararın yerinde olduğunu, öteden beri ortakların sözlü olarak toplanarak karar verdiğini, alınan kararın yerinde bulunduğunu, esasen şekle aykırılığın tek başına iptal için yeterli olmadığını, kararın, kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına da aykırı bulunması gerektiğini, müdürlerin şahsına yönelik iddiaların da gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığa konu kararın alınması öncesinde davalının anasözleşmesi ve kanunda belirlenen şekilde ortaklara çağrı yapılmadığı, çağrıda usulsüzlük bulunduğu, ancak bu durumun kararın iptali için tek başına neden olmayacağı, toplantı ve karar nisabına uyulduğu, anasözleşme hükmüne göre müdürlerin atandığı ve temsil yetkilerinin belirlendiği, müdürlerin birinin ortak olmamasının sonuca etkili bulunmadığı, limited şirkete dışarından da ortak atanabileceği, diğer müdürün kişiliğine ilişkin iddiaların kanıtlanmadığı, esasen bu durumun azil sebebi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı limited şirketin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

Davacının, davalının ortağı olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, davalının 01.06.2010 tarih ve 1 sayılı mevcut müdür yetkisinin sonlandırılması ve yerine yeni müdürler tayin edilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının usulüne uygun şekilde alınmadığını, kendisine ve başka ortaklara çağrı yapılmadığını, ayrıca seçilen müdürlerin müdürlük şartlarını taşımadıklarını ileri sürerek iptaline karar verilmesini istemiştir.

Somut olaya uygulanacak mülga 6762 sayılı TTK'nın 538. maddesinde limited şirketin toplantıya çağrılması hususu açıkça hükme bağlanmıştır. Anılan düzenleme uyarınca toplantıya ve yazılı olarak oy vermeye davetin, şirketin ana sözleşmesinde gösterilen şekilde ve eğer ana sözleşmede bu yönde bir düzenleme yoksa taahhütlü mektupla ve toplantıdan en az beş gün önce ve gündem bildirilmek suretiyle yapılacaktır.

Anılan Kanun hükmünün son bendinde bütün ortakların aralarında biri itirazda bulunmadığı takdirde, toplantıya çağırma hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul halinde toplanabileceği düzenlemiş bulunmaktadır. Böyle bir ortamda ortaklar kurulu, yetkisine dahil tüm konularda karar alabilmesi mümkündür.

Ancak, bunun geçerli olabilmesi için, tüm ortakların bizzat veya temsilcilerinin ortaklar kurulunda bulunmaları ve bunlardan herhangi birinin itirazının olmaması gerekmektedir. Öte yandan, çağrıda usulsüzlük, tek başına alınan kararların iptali için yeterli olmayıp, kararın aynı zamanda kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına da aykırı olması zorunludur. Çağrıda usulsüzlük olup olmadığının değerlendirilmesi için, öncesinde mutlaka ortaklara bir çağrı yapılması gerekir.

Hiçbir şekilde çağrı yapılmadan karar alınması, çağrıda usulsüzlük olarak nitelendirilemez.

Dava konusu olay bakımından değerlendirme yapıldığında davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde şirkete ait ilanların TTK'nın 37. maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla şirket merkezinin bulunduğu yerde en az bir gazete ile 7 gün evvel yapılabileceği düzenlenmiştir.

Dosya kapsamından karar öncesi böyle bir ilan yapıldığı veya taahhütlü mektupla veyahut başka bir kanalla ortaklara toplantının yapılacağının bildirildiği kanıtlanmamış, aksine toplantının yapılacağının sözlü olarak ortaklara bildirildiği, davacıya da bu şekilde bildirim yapıldığı savunulmuştur. Ancak, davalı, davacı ve diğer ortaklara karar öncesi toplantı yapılacağı yönünde bir çağrı yapıldığını kanıtlayamamıştır.

Dava konusu kararın da davacı ve başka ortaklar katılmadan 6762 sayılı Kanunun 536/2. maddesine uygun şekilde bazı ortakların katılımı ile alındığı anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, davalının, kanuna ve ana sözleşmeye uygun şekilde çağrı yapıldığını kanıtlayamadığı, başka bir ifade ile çağrısız şekilde toplantı yaptığı, bu toplantının mülga TTK'nın 538/son maddesi kapsamında gerçekleştirilerek uyuşmazlığa konu kararın alındığı, ancak anılan toplantıya tüm ortakların veya temsilcilerinin katılmadığı, emredici hükme uyulmadığı, bu nedenle kararın yok hükmünde olduğu dikkate alınarak sonucuna bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/2628, K. 2014/11053, 10 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/2628
Karar No
2014/11053
Tarih
10 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/2629 K.2014/21086
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/2629 K.2014/22897
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/2629 K.2014/10335
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/2630 K.2014/21098
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/2631 K.2014/21902
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/2631 K.2014/9619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.