KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/263 E., 2014/3074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2014
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 gün ve 2010/828-2012/316 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.09.2013 gün ve 2012/17701-2013/15679 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin krediyi vadesinden önce ödediğini, ancak davalının erken kapama maliyeti adı altında müvekkilinden 20.080, 20 TL tahsil ettiğini, söz konusu kredinin ticari kredi olmadığını, ticari kredi bile olsa sözleşmenin 15.6. maddesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, erken kapama maliyeti adı altında tahsil edilen tutardan şimdilik 9.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, erken kapama maliyetinin yansıtılmasının banka ve ticari teamüllere uygun olduğunu, sözleşmenin 15/6. maddesinde de bu hususun açıkça düzenlendiğini, söz konusu kredinin ticari kredi olduğunu, erken kapatma ücretinin fahiş olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi'nin 15.6. maddesi sözleşme özgürlüğü sınırları içinde kalıp taraflar için bağlayıcı olduğu, bu durumda davalı bankanın erken kapatma sebebi ile erken kapatma maliyeti adı altında bir tahsilat yapmasında sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, erken kapatma sebebi ile davalı bankanın 43.410,19 TL faiz gelirinden yoksun kaldığı, yoksun kaldığı faiz gelirinin erken kapatma maliyeti adı altında sözleşmenin 15.6. maddesi gereği davacıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.09.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/263, K. 2014/3074, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama