İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/296 K.2014/12699

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2013 tarih ve 2012/331-2013/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2014/296Karar2014/12699Tarih2 Temmuz 2014Okuma5 dk · 1.080 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/296 E., 2014/12699 K.·Mahkemesi : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2014
Tarihi
30/05/2013
Numarası
2012/331-2013/389
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.080 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2013 tarih ve 2012/331-2013/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin halen davalı şirketin ortağı olduğunu, %29 oranında hissedarı ve yönetim kurulu üyesinden biri iken müvekkilinin katılımı ve tüm yasal haklarının kullanılmasının engellenerek gıyabında gerçekleştirilen 02.01.2006 tarihli yönetim kurulu ve 07.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarla yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirildiğini, şirket sermayesinin artırılmak suretiyle diğer paydaşların hisse payları artırılırken müvekkilinin hisse oranının düşürüldüğünü,

müvekkili tarafından 02.01.2006 tarihli yönetim kurulu ve 07.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar aleyhine dava açıldığını ve anılan toplantıların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiğini, ayrıca açılan davalar nedeniyle şirketin 11.04.2008 tarihli olağan genel kurul toplantısında dönem karı ve geçmiş dönem karlarının dağıtılmaması yönünde alınan 4 no'lu genel kurul kararının iptaline, 01.03.2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2 no'lu yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 3 no'lu bilançonun onayı ve 5 no'lu sermayenin artırılmasına ilişkin kararların iptaline,

29.05.2009 tarihli genel kurulda alınan 4 no'lu dönem karı ve geçmiş dönem karlarının dağıtılmaması, 5 no'lu yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararların iptaline karar verildiğini, 10.02.2010 tarihli olağanüstü genel kurulu ve 26.02.2010 tarihli genel kurulunda alınan kararların iyiniyet kurallarına, ana sözleşmeye ve ilgili yasa hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptalleri istemiyle açılan davanın da derdest olduğunu, işbu davaya konu 27.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplantı gündeminin 4, 5, 6, 7, 8 ve 9. maddelerinde görüşülüp karara bağlanarak toplantı tutanağına aynı sırayla işlenen kararların,

konuya ilişkin yargı kararlarına, iyiniyet kurallarına, ana sözleşme hükümlerine, ilgili anayasa hükümlerine ve hukuka açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek, iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul gündeminin bilanço ve gelir tablosu hesaplarının okunması, müzakeresi ve tasdiki ile dönem karı ve geçmiş dönem dağıtımıyla ilgili tekliflerin görüşülerek kabulü veya reddi konularının görüşülerek dönem kârının dağıtılmamasına ilişkin kararın yerinde olmadığı, kâr payı almanın 6762 sayılı TTK'nın 385/2 maddesi gereği müftesef hak olduğu, bu hakkın sınırlanmasının makûl bir sebebe dayanması gerektiği, bir önceki genel kurullarda alınan bu yöndeki kararların mahkemelerce iptal edildiği,

bu genel kurulda da haklı bir nedene dayanılmadan alındığı, genel kurul gündeminin 5 no'lu maddesinde alınan yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların oyu ile verilmiş ibra Kararının yasaya uygun olduğu, gündemin 6. maddesinde yer alan ortakların koydukları sermayeleri için faiz ve şirketteki hizmetleri sebebiyle ücret verilmesi ve ücretlerin yönetim kurulunca takdiri konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine yönelik kararın huzur hakkı miktarı ve sermayeye verilecek faiz oranının genel kurul tarafından tespiti gerektiği, şirket ana sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunduğuna dair delil sunulmadığı,

genel kurulun bu yetkisinin yönetim kuruluna devredilmesinin mümkün bulunmadığından yasaya uygun olmadığı, gündemin 7. maddesinde yer alan şirket sermayesinin 3.000 TL'den 3.600.00 TL'ye çıkarılmasına ilişkin kararın sermayenin artırılmasına ilişkin daha önce alınan genel kurul kararlarının mahkeme kararları ile iptal olunduğu ve Yargıtayca onanmış olduğundan iptal olunan kararlara dayanılarak yeniden sermaye artırımının hukuka aykırı bulunduğu,

gündemin 8. maddesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerine aylık net 30.000 TL ücret ve huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın, üç yönetim kurulu üyesine verilecek tutarın yıllık 1080.000,00 TL tuttuğu, brüt tutarın daha fazla olacağı, şirketin 2011 yılı dönem net kârının 64.284,24 TL olduğu, 2012 yılında yaklaşık tutarda kâr etmiş olması halinde yıllık kârın yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bir aylık huzur haklarının karşılamasını olanaksız olduğu, bu nedenle kararlaştırılan miktarın çok yüksek ve şirket menfaatleri ve hakkaniyet kurallarına aykırı bulunduğu,

gündemin 9. maddesinde yönetim kurulu üyeleri ve denetçi seçimi yapılmasının gündeme konulmadığı, TTK'nın 369. maddesi uyarınca gündemde gösterilmeyen hususların görüşülemeyeceği, bu nedenle 9 no'lu kararın dayanağının olmadığı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 27.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kârın dağıtılmamasına ilişkin 4 no'lu, yönetim kurulunun yetki devrine ilişkin 6 no'lu, sermaye artırımına ilişkin 7 no'lu ve gündemde bulunmadan görüşülen 9 no'lu kararlarının iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir

1-Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır.

Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu genel kurul toplantısının 8. gündem maddesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerine aylık net 30.000 TL ücret ve huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın 3 yönetim kurulu üyesine verilecek tutarın yıllık 1080.000,00 TL, brüt tutarın ise daha fazla olacağı, şirketin 2011 yılı dönem net kârının 64.284,24 TL olup, 2012 yılında yaklaşık tutarda kâr etmiş olması halinde yıllık karın yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bir aylık huzur haklarını karşılamasının olanaksız olduğu,

bu nedenle kararlaştırılan miktarın çok yüksek ve şirket menfaatleri ile hakkaniyet kurallarına aykırı bulunduğu belirtildikten sonra gerekçeye uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken “davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 27.3.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karın dağıtılmamasına ilişkin 4 no'lu, yönetim kurulunun yetki devrine ilişkin 6 no'lu, sermaye artırımına ilişkin 7 no'lu ve gündemde bulunmadan görüşülen 9 no'lu kararların iptaline, diğer taleplerin reddine” şeklinde karar verilmiştir.

Bu durumda, gerekçe ile hüküm birbiriyle çeliştiğinden verilen karar, yukarıda açıklanan yasa ve içtihat hükümlerine aykırı olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/296, K. 2014/12699, 2 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/296
Karar No
2014/12699
Tarih
2 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/297 K.2014/22931
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/297 K.2014/13886
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/298 K.2014/16660
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/298 K.2014/13894
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/298 K.2014/23809
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/299 K.2014/16650

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.