KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/3155 E., 2014/9700 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2013/472-2013/617 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2009 tarihinde davalının işlettiği trende yolcu olarak bulunmakta iken trenin devrilmesi sonucunda yaralandığını, davalının ...'nın 806. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin tedavi masrafları için 250 TL, kaza sırasında kaybolan ve zarar gören özel eşyalarının bedeline mahsuben 250 TL, sürekli maluliyetine binaen 500 TL olmak üzere toplam 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kuruluşun kusurunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının yolcu olarak bulunduğu trenin devrilmesi sonucu yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle kalıcı bir sakatlığının bulunmadığı, bu hususun yargılama aşamasında alınan adli tıp raporu ile de sabit olduğu, ancak davacının kaybolan eşyaları nedeniyle zararının meydana geldiği, buna ilişkin alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, ayrıca davacının tedavi giderleri ile ilgili zararını da yasaya uygun biçimde ispat edemediği,
bu nedenle Yargıtay bozma ilamı da göz önüne alındığında davacının eşyalarına ilişkin talep ettiği maddi tazminat istemi dışındaki istemlerinde haksız bulunduğu, davacının olaydan manevi olarak etkilenmesinin hayatın olağan akışı içerisinde kabulünün yasaya ve adalete uygun olacağı, buna ilişkin takdir edilecek olan bedelin tarafların koşulları değerlendirildiğinde 5.000 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı,
gerekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 150,00 TL eşya zararına ilişkin tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avams faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL tazminatın 27.08.2009 tarihinden itiren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece 150 TL maddi tazminata karar verilerek davalı aleyhine 440 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 12. maddesi uyarınca asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret ise de bu ücret asıl alacağı geçemeyeceğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/3155, K. 2014/9700, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama