KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/349 E., 2014/5369 K.·Mahkemesi : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2014
- Tarihi
- 09/10/2012
- Numarası
- 2012/198-2012/449
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2012 gün ve 2012/198-2012/449 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/11 esas ve 2007/731 karar numaralı ilamı gereğince 10,00 TL borçlu olduğunu, borcunu ödediğini, davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirket ortaklarının ilamda yazılı olan şirket borcundan dolayı doğrudan doğruya takip edilemeyeceği, şirket borcunu belirleyen ilam nedeniyle ortaklar adına icra emri düzenlenemeyeceği, icra dosyasında 08.05.2008 tarihinde N.. Y.. tarafından 116.000,00 YTL yatırıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü'nün 202/1110 Esas nolu dosyasında borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı taraf, takip dosyası üzerinden kendisine gönderilen yenileme emri üzerine işbu menfi tesbit davasını açmıştır. Dosya içeriğine göre davacının öncelikle icra mahkemesine şikayet yoluyla yenileme emrinin iptalini istediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar icra mahkemesince dava reddedilmişse de dosya kapsamından bu kararın temyiz edildiği ancak temyiz sonrasında kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Çıkarılan yenileme muhtırasının iptali halinde davacının bu davayı açmakta hukuki yararı sona ereceğinden, anılan dava sonucu beklenip neticesine göre hareket etmek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/349, K. 2014/5369, 19 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama