KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/4526 E., 2015/2634 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/200-2013/326 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davalı Banka vekili ile asıl davada borcu üstlenen, birleşen davada fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ....,
asıl ve birleşen davada davalı ... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... Şubesi'ne 01/12/1999 tarihinde 81.935 USD mevduatını, %20 faiz ve 31 günlük vadeli olarak yatırdığını, bu mevduatının ...'nin yönetimi tarafından KKTC'de kurulu olduğu söylenen .... adlı kıyı bankasına gönderildiğini, söz konusu bankanın KKTC'de bankacılık faaliyetinin bulunmadığını, tüm faaliyetin Türkiye'de ...'nin bankacılık alt yapısı, personeli ve şubeleri kullanılarak yapıldığını, toplanan mevduatların ....
Grubuna usulsüz krediler verilmek suretiyle harcandığını, böylece bankanın müşterilerin iradesini sakatlayarak, kendi lehine sonuç doğuracak şekilde hareket ettiğini ileri sürerek, asıl davada 10.000 USD, birleşen davada ise bakiye 71.935 USD alacağın vade tarihine kadar akdi, vade tarihinden fiil ödeme tarihine kadar döviz mevduatına uygulanan faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait bozma ilamına dayanılarak, 02.02.2009 tarihli celsede davalı .... hakkındaki davadan feragat edildiği, havale görünümlü olarak toplanan mevduatın banka nezdinde kalması suretiyle hakim ortakların şirketlerine aktarıldığı, bu nedenle davalı bankanın davacı tarafından yatırılan mevduattan sorumlu olduğu,
birleşen davada fazlaya ilişkin taleplerden feragat edildiği gerekçesiyle asıl davada davanın kabulüne, 10.000 USD'nin 06.10.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faizi ile birlikte davalı banka ve borcu üstlenen ...'den tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 65.815,33 USD'nin 25.06.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı Banka vekili ile asıl davada borcu üstlenen, birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davacı ile davacının parasının havale edildiği off-shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından,
davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ile asıl davada borcu üstlenen, birleşen davada davalı yanında fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon, her türlü harçtan muaftır. Yönetim ve denetimi Fon'a devredilen ....'nin külli halefi bulunan I....'de, dava konusu alacağın ..... ile ilgili olması nedeniyle harçtan muaftır.
Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece davalının harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmişse de, davacı tarafından yapılan başvuru harcından davalı Banka sorumlu tutulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, davalı ...'nin başvuru harcından sorumlu tutulması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ile asıl davada borcu üstlenen, birleşen davada davalı yanında fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/4526, K. 2015/2634, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama