İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/4607 K.2015/2609

Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2005/150-2013/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için…

Esas2014/4607Karar2015/2609Tarih26 Şubat 2015Okuma6 dk · 1.238 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/4607 E., 2015/2609 K.·Mahkemesi : Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.238 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2005/150-2013/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ....'a ait eserlerin mali haklarını mirasçılarından devralmış olduğunu ve bu hakları kullanmaya devam ettiğini, ancak sözleşme yürürlükte iken, davalı ...'nin bu mali haklarda herhangi bir uyuşmazlık olmadığı halde, müvekkiline bir ihbar ve ihtar yapmadan diğer davalı ...'ye devrettiğini, davalı ...'nin ise mali hakları kendilerinde olan kitaplardan; ...,.....,.....,........,..... ve... adlı eserleri çoğaltıp yaymaya başladığını, bu konuda Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2002/803 E.-2003/155 K. sayılı dosyası ile açılan davanın kesinleştiğini, anılan dosyada;

...'ın eserleri ile ilgili mali hakların kendilerinde olduğuna, bu haklara tecavüzde bulunulduğuna ve tecavüzün men'ine dair karar verildiğini, bu karar sonrasında da davalı ...'nin bu kitapları satmaya ve yaymaya devam ettiğini, davalıların bu fiilleri ile müvekkilini hem maddi hem de manevi zarara uğrattıklarını, davalılardan ...'nin basına, müvekkilinin ticari itibarını zedeleyici, hor ve küçük gören açıklamalarda bulunduğunu, ...'ın kitaplarını kimsenin basmak istemediği zamanlarda bastığını, hem şimdiki mirasçısına hem de daha önceki mirasçısına yüklü telif ücretleri ödediğini,

yıllardır merhum yazarın kitaplarını çok az karlarla basarak yaşatan müvekkilinin bu tür bir tavırla ve karalama kampanyası ile karşılaşınca zor duruma düştüğünü ileri sürerek mali haklan kendilerinde olduğunu iddia dava konusu eserlerin davalı yayınevi tarafından kaçar adet basıldığı,

kaç baskılarının yapıldığının ve kapak satış fiyatlarının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi raporları ile tespit edilecek rakama ıslah etmek kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminatın her iki davalıdan tahsiline, tazminatlara haksız fiil tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

06/12/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebinin FSEK'nın 68. maddesi gereğince hesaplanacak rayiç bedelin üç katına ilişkin olduğunu belirtmiş ve 243.508,50 TL'nin faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

Davalı-karşı davacılar vekili, Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararında sadece "..." ve "...." adlı eserler yönünden davacının mali haklarına tecavüz edildiğinin tespit edildiğini, davacı-karşı davalının dilekçesinde belirtiği diğer dört eser yönünden mali hak sahipliği konusunda herhangi bir karar verilmediğini, mahkemenin karanın 22.10.2004 tarihinde kesinleşmesinden sonra müvekkili yayınevinin söz konusu iki eseri basmadığını, davaya konu diğer dört eserin hak sahipliği ile ilgili olarak mahkemece herhangi bir karar verilmediğini,

bu yüzden kesinleşmiş mahkeme kararına dayanılarak talep edildiği söylenen tazminat istemlerinin bu dört eser bakımından kabul edilemeyeceğini, ayrıca dava konusu istemin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Karşı davasında ise; davacı tarafından basılmaya devam eden kitapların, müvekkili yayınevi tarafından yapılan tanıtım-reklam kampanyaları ile satış sayısının ciddi şekilde arttığını,

Müvekkilinin kısıtlı yayın süresince ... varislerine yaptığı ödemelerin ortada olduğunu ileri sürerek, AİHM önündeki davaların bekletici mesele yapılmasına, müvekkili ... için; davacı-karşı davalı ile bu müvekkili arasındaki sözleşmeler nedeniyle elde ettiği kazancın ve müvekkilinin eser sahibi olarak hak ettiği mali hak bedelinin tesbit edilerek, bu bedel nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın basım tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile müvekkili .... için;

davacı-karşı davalının dava konusu eserler için müvekkili yayınevi tarafından yapılan reklam ve kampanyalardan haksız yararlanması nedeniyle şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın haksız yararlanma tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu kitapların piyasada satışının devam etmesi nedeniyle haksız fiilin devamı süresince zaman aşımı işlemeyeceğinden zaman aşımı def’inin reddine, Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2002/803 E., 2003/155 K. sayılı kararında, davacının muris ile yaptığı sözleşmelerin henüz sona ermediği, cayma şartlarının oluşmadığı,

sözleşmelerin ayakta olduğu belirtilerek davanın kabulü ile davalı şirket tarafından yayınlanan ...’a ait ... ve .... adlı eserlerinin izinsiz olarak davalı şirket tarafından basılıp yayınlanmasının davacının FSEK'den doğan mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, davalı şirketin ...’ın diğer eserlerini basım ve yayınlamasının önlenmesine karar verilip, kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, davalı .... bir kültür hizmeti vermek amacıyla dava konusu eserlerin toplumda tanınması ve yaygınlaşması amacıyla hareket ettiği, davacının herhangi bir mali hak ihlalinin bulunmadığı, kişilik hakkının zedelenmediği,

bu nedenle manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan sözleşmenin geçersizliği nedeniyle telif bedeli talep edilemeyeceği ve reklam ve masraflara ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile FSEK'nın 68. maddesi uyarınca takdiren iki katı üzerinden hesap edilerek 160.592 TL'nin ..., ..., ....,.... isimli eserler için Ocak 2000 tarihinden, ....için Ocak 2001 tarihinden,

.... için Ocak 2003 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminata ilişkin şartlar oluşmadığından reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili, davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin (2) nolu ve davalı ... vekilinin (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dairemiz'in 27.12.2011 gün ve 2011- 14831 E. 2011-17744 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'nın 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu,

anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser, icra, fonogram veya yapımın izinsiz kullanılması halinde hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirmiştir. Kural, hakimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermemektedir.

Bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hakimin dosya içeriği ve talebi de gözetilerek takdir yetkisi kullanacağı açıktır.

Öte yandan dava edilen eser, icra, fonogram veya yapımın bedelini belirleme görevi de hakime bırakıldığından hüküm altına alınacak bedelin belirlenmesinde hakimin takdir yetkisini olmadığından söz edilemez.". şeklindeki açıklamanın da bağlayıcı olmamakla beraber yol gösterici mahiyette bulunduğu ve gerekçenin Dairemizin 27.11.2011 gün ve 14831/17744 sayılı ve yine 4. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2002 tarih 5472/10458 sayılı kararlarında da açıklanan ödenecek rayiç bedelin bu sınır içinde tespitinde hakimin takdir yetkisi bulunduğu ve 5846 sayılı FSEK'nın 66/4 ve 818 sayılı BK'nın 42 ve 43 maddelerinin dikkate alınabileceğine ilişkin görüşle de

çelişkili olmadığı halde mahkemece kararda yazılı gerekçeyle rayiç bedelin (2) katına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (2) nolu ve davalı ... vekilinin (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınıp davacı ....'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/02/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Yerel mahkeme hakiminin 5846 sayılı FSEK'nın 66/4 ve 68. maddeleri uyarınca, AYM'nin kararında da belirtildiği gibi rayiç bedelin 3 katına kadar tazminatı takdir hakkının bulunduğu, somut davada da yerel mahkemenin takdir hakkını kullandığı kanaatinde olmamız sebebiyle Sayın Çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/4607, K. 2015/2609, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4607
Karar No
2015/2609
Tarih
26 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/4608 K.2015/34383
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/4608 K.2015/18284
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/4608 K.2015/10364
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/4608 K.2015/2633
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/4609 K.2015/1229
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/4609 K.2015/2123

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.