KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/4826 E., 2015/3006 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2015
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2012/239-2013/113 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışında biriktirdiği kazancını davalılara makbuz karşılığında, istediği her an geri çekebileceği ve yüksek oranda kâr verileceği taahhüdü ile yatırdığını, davalıların SPK'ya başvuru yapmadan ve halka arz izni almadan kanunlara aykırı bir şekilde para tahsil ettiklerini, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı ...'ın da bu faaliyeti planlayan kişi ve paravan olarak kullanılan şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu ve davalı şirket ile birlikte zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 207.851 DM (106.272,52) Euro karşılığı 263.109,51 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tüm ceza dosyalarında hukuk hakimi bakımından bağlayıcı nitelikte olacak ve davacıdan ortak olma amacıyla veya başka bir amaçla para alındığını ispata yarayacak herhangi bir ceza mahkumiyeti kararı bulunmadığından, ceza mahkemesindeki dosyaların ve karar içeriklerinin davacı lehine delil oluşturacak nitelikte bir yönünün olmadığı, bu kapsamda ispat yükünün davacıda olup, şirket kayıt ve belgeleri üzerinde bir inceleme yapılması için gerekli giderlerin karşılanmadığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak belirlenebilmesi,
ortaklık ilişkisi mi yoksa mevduat ilişkisi mi olduğunun açıklığa kavuşması bakımından da gerekli olan bilirkişi incelemesi ile ilgili davacı tarafından giderler yatırılmadığından zamanaşımı def'inin de değerlendirilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/4826, K. 2015/3006, 5 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama