İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/5322 K.2014/11469

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2011/388-2013/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2014/5322Karar2014/11469Tarih16 Haziran 2014Okuma6 dk · 1.151 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/5322 E., 2014/11469 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2014
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.151 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2011/388-2013/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili; davalılardan ..., ..., ..., ..., ...'ın 10.07.2006 tarihli anasözleşme ile ...

Kadın Sağlığı A.Ş. unvanlı şirketi kurduklarını, şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak diğer davalı ...'i genel müdür sıfatıyla atadıklarını, şirketin 22.12.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermayesinin 2.500.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkillerinden ...'ın babası ...'ın da amcası olan Nurettin Kırcal'ın davalı ... ve eşi ... ile tanışıklığının bulunduğunu, bu davalıların, kurulan şirketin gelecekte çok başarılı olacağını, kızının şirket hastanesinde görev alabileceğini, şirket sermayesinin 1.000.000,00 TL'ye yükseltiğini, bu sermayenin tamamının ödendiğini,

kurucu ortaklardan bir kısmının hisselerini satmak istediklerini, bu konuda davalı ...'i yetkilendirdiklerini, pay satın almak istemesi durumunda yardımcı olabileceklerini söylemesi üzerine Nurettin Kırcal'ın ödenmiş olduğu belirtilen 10.000.000,00 TL'lik sermayenin %15'ine denk gelen 1.050.000,00 ABD dolarını 30.03.2007 tarihinde davalı ...'in hesabına, davacılar adına hisse satın almak için havale ettiğini, buna karşılık davalı ...'in Makbuz ve Beyanname adı altında şirket genel müdürü sıfatıyla bir tutanak tanzim edip verdiğini,

12.04.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 10.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, hisse devirlerine yönelik devir ve ferağ senedi düzenlenip 19.04.2007 tarihinde şirket defterlerine işlenildiğini, ancak 17.06.2009 tarihli şirket yazısı ile müvekkillerinden ödenmemiş sermaye borcunun ödenmesinin istenildiğini, bunun üzerine müvekkillerinin davalı ... ve ...'e durumu sorduklarını, davalıların şirkete yeni ortaklar alınması nedeniyle durumun karışık olduğunu, işlemlerin düzeltilebilmesi için hisselerini sembolik bedelle davalı ...'ye

devretmelerinin gerektiğini, hisseler için ödedikleri paranın müvekkillerine faiziyle iade edileceğini söylediklerini, müvekkillerinin 1,00 TL gibi bir bedelle hisselerini davalı ...'e 02.07.2009 tarihli temliknamelerle devrettiklerini, davalı ...'in devraldığı hisseleri 24.07.2009 tarihinde dava dışı ....'a devrettiğini, davalı ... ve ...'in tüm bu işlemler sırasında müvekkillerini, çeşitli telkinlerle ikna edip kandırdığını, davalıların müvekkillerinin güvenini kötüye kullandıklarını, diğer davalıların da bu kişilerle birlikte hareket etiklerini, en son 13.03.2011 tarihli gazete ilanıyla şirketin olağanüstü toplantıya çağırılmasıyla,

davalı ... ve ...'in şirket hastanesinden ayrıldıklarını, paylarını büyük oranda devrettiklerini öğrendiklerini davalıların daha sonra telefonlara dahi cevap vermemeleri üzerine hilenin farkına vardıklarını, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıya 1.050.000,00 ABD dolarının 30.03.2007 tarihli döviz kuru üzerinden karşılığı olan toplam 1.455.000,00 TL'nin davacı ... yönünden.

388.000,00 TL'lik kısmının davalı ..., 194.000,00 TL'lik kısmının davalı ..., 97.000,00 TL'lik kısmının davalı ..., 485.000,00 TL'lik kısmının davalı ...'dan, davacı ... yönünden.

485.000,00 TL'lik kısmının ..., 2.425.000,00 TL'lik kısmının davalı ...'dan ödeme tarihi olan 30.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... yönünden; tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.455.000,00 TL'nin 30.03.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar; davanın hile hukuki sebebine dayalı açıldığını, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacıların iddialarının yersiz olduğunu, basirteli tacir gibi davranma yükümlülüklerin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, hile iddiasına dayalı alacak davası olduğu, davacıların; şirketin sermayesi ve sermayenin tamamının ödenip ödenmediği hususunda davalıların hileli beyan ve davaranışları nedeniyle dava dışı şirkete ortak olduklarını iddia ettikleri, davada TTK'nın 309/4. maddesi ile BK'nın 126 B-4. maddelerinde belirtilen zamanaşımı sürelerinin uygulanamayacağı, BK'nın 28-31. maddeleri uyarınca hile nedeniyle açılacak davaların fiile ve faile ıttıla tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmasının gerektiği,

davalılardan Kubilay Gürlüler'in 04.04.2008 tarihinde şirket denetçisi olarak seçildiği, şirket denetçisinin şirket ortaklarının sermaye borcunun tamamının ödenip ödenmediğini bilmemesinin mümkün olmadığı, her halükarda şirket yönetim kurulunca yapılan apel borcu ödenmesine ilişkin 16.06.2009 tarihli ilanla bu durumun bilinmesinin gerektiği, bu tarih ile dava tarihi arasında bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava; davacılar tarafından bir kısım davalılardan satın alınan anonim şirket hisselerinin hile ile satıldığı ve sonrasında davalı ...'e devredildiği ancak devir bedelinin ödenmediği iddiasından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; müvekkillerinin, davalılarca, hisseleri satın alınan şirketin sermayesinin 10.000.000,00 TL olduğu, sermayenin tamamının ödendiği hususunda ikna edilerek 1.050.000,00 USD bedelle sermayenin % 15'ine denk gelen hisseyi satın aldıklarını, müvekkillerinin, hisse devri sonrasında apel borcu talep edilmesi üzerine şirket sermayesinin satın alma tarihinde 2.500.000,00 TL olduğunu ve bunun tamamının ödenmediğini öğrenerek hisse alımına aracılık eden davalı ... ve ... ile durumu konuştuklarını, onların, bu durumu düzeltmek için satın aldıkları hisseleri sembolik bedelle şirket ortağı ...'e devretmeleri,

işlemler tamamlandıktan sonra hisselerin satın alınması için ödedikleri 1.050.000,00 USD'yi müvekkillerine faiziyle iade edeceklerini söyleyip müvekkillerini ikna ettikleri, bu telkinler uyarınca müvekkillerinin hisselerini 1,00 TL gibi bir bedelle davalı ...'ye devrettikleri, davalı ...'in de bu hisseleri başkasına devretmesine rağmen hisse bedeli olarak ödemeyi vaad

ettiği parayı ödemeyip müvekkillerini dava tarihine kadar oyaladıklarını iddia etmiştir. Mahkemece davacıların hile hukuki sebebe dayandıkları ancak en geç kendilerinden apel borcu talep edildiği tarihte hileyi öğrenmiş oldukları, bu tarih ile dava tarihi arasında bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak hileli olduğu iddia edilen devre ilişkin bedelin 30.03.2007 tarihinde ödendiği, bu tarih sonrasında yapılan hisse devir ve ferağ senetlerinden şirketin sermayesinin 2.500.000,00 TL olduğunun ve bunun tamamının ödenmediğinin anlaşılabilir olduğu, davacıların buna rağmen dava açmayıp şirket hisselerini ellerinde tuttukları, hatta davacılardan ...'ın şirkette denetçi olarak görev aldığı, sonrasında davacıların tüm hisselerini davalı ...'ye devrettikleri sabittir.

Bu durumda davacıların devir işlemi sonrasındaki eylemleri nedeniyle hisse alımına ilişkin tüm işlemlere icazet verdiklerinin bu itibarla davalı ... ve ... dışında kalan davalılardan bir talepte bulunamayacaklarının kabulü gereklidir.

Mahkemece ... ve ... dışındaki davalılar yönünden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle bu davalılar yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Davacılar vekilinin davalı ... ve ...'e yapılan hisse devrine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Yukarıda açıklanıdığı üzere davacılar vekilince davalı ...'e yapılan devrin muvazaalı olduğu, hisselerin gerçek bedelinin ödenmediği iddia edilerek alacak isteminde bulunmuştur. Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir.

(HMK md 33) Mahkemece hilenin öğrenildiği tarih 16.06.2009 olarak belirtilmiş olup davalı ...'ye devir işleminin 02.07.2009 tarihli temliknameler ve 21.07.2009 tarihli yönetim kurulu kararıyla yapıldığı gözetildiğinde bu iddialar yönünden mahkeme gerekçesinde denetime elverişli bir değerlendirme yapılmadığı da anlaşılmaktadır.Somut olayda davacılar vekilince hile hukuki sebebine dayanılmış ise de iddia ve iddanın ileri sürülüş biçimi karşısında hileden değil görünürde 1,00 TL'ye gerçekte ise 1.050.000,00 USD'ye muvazaalı olarak davalı ...'ye devredilen pay bedelinin ödenmesi hususunda davacıların davalı ... ve ... tarafından oyalandıkları ve

pay bedelinin davacılara ödenmediğinden söz edilecektir. Bu nedenle davanın bu iddialara ilişkin olarak ve davalı ... ve ... yönünden 1,050,000,00 USD tutarındaki pay bedelinin iadesi isteminden de kaynaklandığı gözetilerek, ileri sürülen bu vakıalar uyarınca ele alınıp, sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davanın bu davalılar yönünden de reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... dışında kalan davalılar yönünden açılan davanın reddine ilişkin kararın HMK'nın 438/son maddesi gereğince gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/5322, K. 2014/11469, 16 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/5322
Karar No
2014/11469
Tarih
16 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/5322 K.2014/13329
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/5322 K.2014/22817
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/5322 K.2014/7337
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/5323 K.2014/7440
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/5323 K.2014/9095
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/5323 K.2014/12834

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.