KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/5410 E., 2014/8787 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2013 gün ve 2011/831-2013/31 sayılı kararı bozan Daire’nin 02/12/2013 gün ve 2013/8101-2013/21895 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adına 43. sınıfta tescilli 2005/53373 numaralı ''Kebabçı ... ve...Usta + şekil'' markası ile yine aynı sınıfta tescilli 2010/276... numaralı ''...+ 1972'den beri+ davacının fotoğrafı'' şeklinde markaların bulunduğunu, davalının ise iş yerinde ve ilanlarında ''...'' ibaresini kullandığını, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye verdiği cevapta ise ''...Usta Fırınlı Et Lokantası'' markasının 30 ve 43. sınıflarda tescili için başvuruda bulunulduğu belirtilerek yanıt verildiğini, davalının ''...'' ibaresini kullanımının markalarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek,
davalının tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine , tecavüz tespit edildiğinde men kararının ilanına, ... 58/e ve 556 sayılı KHK gereği hesaplanacak maddi tazminat miktarının hangisi fazla ise bu miktar esas alınmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının markasını tescil belgesine uygun olarak kullanmadığı, davalının ise tescil belgesine uygun olarak markasını kullandığı, haksız rekabet unsurunun gerçekleşmediği, ayrıca davacının davayı haksız rekabetin men'i şeklinde açtığı, davalının markasını tescil ettirdiği ve kullanımının tescile uygun olduğu, davalının tescilli markası iptal edilmediği sürece davalının 556 sayılı KHK'nın sağlamış olduğu korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.12.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/5410, K. 2014/8787, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama