KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/6914 E., 2014/13851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 09.10.2013 tarih ve 2013/202-2013/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 16, 25, 28, 35 ve 41. sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren, ibareli marka tescil başvurusunun, tarafından 556 sayılı KHK’nin 7/1-(b) maddesi uyarınca" ibareli markalar gerekçe gösterilerek, 28/2, 3, 4, 5. sınıf ürünler haricinde kalan mallar yönünden reddedildiğini, karara, başvuru konusu işaretin redde mesnet marka ile benzer olmadığı ve karıştırılmayacağı gerekçesiyle yaptıkları itirazlarının nihaî olarak tarafından 28/1. sınıf ürünler haricinde kalan mal ve hizmetler yönünden reddedildiğini ileri sürerek, kararının iptali ile başvurunun anılan sınıflar yönünden marka olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markası ve redde mesnet markaların 556 sayılı KHK'nın 7/1-(b) maddesi uyarınca ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-(b) bendine göre reddine yönelik kararının tümden iptali gerektiği, davacı başvurusunun iş bu kararın kesinleşmesi ile ancak resmi marka bülteninde ilanı ile üçüncü kişilerin bilgi ve itirazlarına açılabileceği, onun için şu aşamada tescile karar verilmesinin olanaksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kararının iptaline, tescil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, kararının iptali ile başvurunun marka olarak tescili talebinde bulunmuş olup, mahkemece kararının iptaline, tescil isteminin ise reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin, marka başvurusunun tesciline ilişkin istemi feri nitelik taşıdığından bu istemin reddi nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/6914, K. 2014/13851, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama