KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/6972 E., 2015/4596 K.·Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 tarih ve 2013/46-2013/467 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. , davalılardan ... İle ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., diğer davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Firması ve devamı niteliğindeki davalı ...'nde gizli ortaklığının, ayrıca davalı ... adına kayıtlı fabrika binası ile diğer davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlarda hissesinin bulunduğunu, müvekkilince keşide edilen ihtara, davalı şirket ile ...'nun olumsuz cevap bildirdiğini, diğer davalıların ise cevap vermediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisse payının tespiti ile davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, incelenen şirket defterlerinde davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki kaydına veya davacının şirket ile herhangi bir ortaklığının bulunduğuna veya davalı şirket tarafından davacıya herhangi bir kar payı vs. ödendiğine dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davalı şirketin ... ... şahıs firmasının devamı niteliğinde bulunduğu ve davacının da bu firmanın gizli ortağı olduğu, bu firmadan davalı şirkete devredilen makine vs. emtia ile bu şirketin karları nedeniyle davalı şirketin de gizli ortağı olduğu iddialarının ispatı yönünde geçerli hiçbir delil sunulamadığı, davalı şirketin aynı adreste kurulmuş ve faaliyetini ... şahıs şirketinin demirbaşları ile sürdürüyor olmasının, şirketlerin birbirinin devamı
niteliğinde olduğunu ispata yeterli bulunmadığı, kaldı ki davalı şirketin kayıtlarındaki demirbaş ve makinelerin ... şahıs şirketinden fatura karşılığı satın alındığı ve bedelinin ödendiği, davacının, davalılar adına kayıtlı taşınmazlarda ve üzerinde bulunan fabrika binasında payı bulunduğu iddiasının yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, zira tapu kaydının aksinin ancak yazılı delil ile ispatlanabileceği, taşınmaz bedelinin ne şekilde ödendiğinin öneminin olmadığı, tapu kaydına karşı yemin teklifinin dahi mümkün bulunmadığı, davalı ...
Genel Otomotiv Ltd.
Şti. yetkilisi ...'nun, davalı şirketin hiçbir şekilde ...-... isimli şahıs şirketinin devamı niteliğinde olmadığına, davacının ...firmasında herhangi bir payı, alacağı, gayrimenkul, menkul vs. malı veya davalı şirketle hiçbir bağı bulunmadığına ve ... ... firmasından davacının payı olarak davalı şirkete devredilen hiçbir makine vs. bulunmadığına dair yemin ettiği, davacı tarafça davalı ...'e davacının ... ... firmasında gizli ortaklığı olup olmadığı hususunda da yemin teklif edilmiş ise de,
somut davada ...-... firmasının tasfiyesi veya davacının davalı şirketten bağımsız olarak bu firmadan alacağı talep edilemediğinden ve bu konudaki teklif eldeki davanın sonucunu etkilemeyeceğinden, davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddedildiği, sonuçta davalı ... Genel Otomotiv Ltd.
Şti.'nin, ... ... şahıs firmasının devamı niteliğinde olduğu ve davacının davalı ... adına kayıtlı fabrika binası ile diğer davalı ... adına kayıtlı taşınmazlarda pay sahibi bulunduğu hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/6972, K. 2015/4596, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama