KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/7556 E., 2015/5668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2015
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2011/429-2014/71 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkillleri tarafından düzenlenen senet üzerinde tahrifat yaparak aleylerine takibata geçtiğini ileri sürerek, dava konusu adi senet üzerindeki tahrifatın tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında istemini istirdata dönüştürmüştür.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava dilekçesinde senetteki imzalara ve senedin miktarına bir itirazda bulunulmadığı, kaldı ki yazı ve imzaların davacılara ait olduğunun anlaşıldığı, bir senedin tamamen doldurulmadan tanziminın (tedavule cıkarılmasının) mümkün olduğu, anlaşmaya aykırı olarak doldurulmuş bulunduğu yolundaki iddianın (H.U.M.K. Md. 290. uyarınca) usulen kanıtlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava konusu kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı menfi tesbit ve istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, davacıların iddiası davaya dayanak yapılan senette tahrifat yapıldığına ilişkin olup, esasen uyuşmazlık keşideci ve avalistin rızası dışında lehdar hanesi başta olmak üzere senette değişiklik yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.Bu bağlamda mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davaya konu senetteki lehdar hanesine yapılan ekleme başta olmak üzere bir çok unsurlardaki yazı içeriklerinin keşideci ve avalist olan davacıların elinden çıkmadığı da saptanmıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda uyuşmazlığın iddia ve savunma doğrultusunda ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan hükümlerden hareketle isabetli görülmeyen yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/7556, K. 2015/5668, 22 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama