KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/8688 E., 2014/16104 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2014
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2011 gün ve 2009/818-2011/713 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/01/2014 gün ve 2012/9625-2014/1282 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında "..." tanzim edildiğini, yapılan tetkikler sonucunda 15/05/2009 tarihinde müvekkiline "Aort Anevrizması" teşhisi konularak acilen ameliyata alındığını, davalının haklı bir sebebe dayanmaksızın tedavi giderlerinin ödenmeyeceğinin bildirildiğini, 26/05/2009 tarihinde isteminin reddedildiğini, harcama tutarının müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, bu durumun davacıda büyük bir manevi çöküntü ve üzüntü yarattığını ileri sürerek, müvekkilinin hastaneye ödemek zorunda kaldığı 55.000,00 TL'nin, 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, poliçenin iptali geçersiz olduğundan sigorta sözleşmesinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının poliçe tanzim edilirken içtiği sigara miktarı konusunda gerçeği sakladığı anlaşıldığından, müvekkilinin poliçeden cayma hakkının doğduğunu, davacının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle provisyon istendiğini ancak onay verilmediğini, ömür boyu yenileme garantisinin normal şartlar için geçerli olduğunu, gerçeğin gizlendiği durumlarda iptal hakkının saklı olduğunu, hastalık sigortası genel şartlarının 5. maddesi uyarınca doğru beyan yükümlülüğünün ihlali halinde sigortacının durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeden cayma hakkının bulunduğunu, riziko gerçekleşmiş ise tazminat ödeme yükümlüğünün kalktığını ve cayma halinde prime hak kazandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının poliçe başlangıcında beyan ettiği günde 10 adetten fazla sigara içtiği hususunun kanıtlanmış olmadığı, davacı sigara adedi konusunda beyanını 27.05.2009 tarihli beyanıyla düzelttiği, davacının doktoruna verdiği beyanın farklı saiklerden de kaynaklanabileceği, salt doktora verilen beyan esas alınarak davacının günde kırk adet sigarayı 23 yıldır içtiği sonucuna varılamayacağı, bir an için davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı düşünülse bile bunu kasten yaptığı sonucunun çıkarılması da mümkün olmadığı,
içilen sigara adedinin daha fazla olması halinde davacının poliçesinin yapılmayacağı konusunda davacının bilgilendirildiği konusunda bir kanıtın bulunmadığı, davacının doğru beyan yükümlülüğüne kasten aykırı davrandığının kanıtlanmadığı, davalı ... şirketinin cayma hakkının doğmadığı, davacının talep edebileceği tedavi gideri tutarının 52.678,56 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/8688, K. 2014/16104, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama