KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/9432 E., 2014/17264 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2014
- Tarihi
- 12/03/2014
- Numarası
- 2013/234-2014/66
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2014 tarih ve 2013/234-2014/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Nakşiler" ibaresinin marka olarak tescili için davalı nezdinde tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun 556 sayılı KHK'nin 7/j maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini, red sebeplerinin yerinde olmadığını belirterek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "Nakşiler" ibaresinin Nakşibendi tarikatı mensuplarına verilen ad olduğunu, dini çağrışımı güçlü olduğunu, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre "Nakşi" ibaresinin Arapça nakışla ilgili ürünler anlamına geldiği, Nakşibendi tarikatı mensuplarına verilen isim olmadığı gibi dini bir anlamının da bulunmadığı, bazı kişilerin hatalı olarak Nakşibendi tarikatı mensuplarına Nakşi demesinin anılan kelimeyi dini değer veya sembol haline getirmeyeceği, markanın 556 sayılı KHK'nin 7/j maddesine aykırık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece başvuru konusu "Nakşiler" kelimesinin nakışla ilgili ürünler anlamına gelip Nakşibendi tarikatı mensuplarına yönelik bir tanımlama olmadığı gerekesiyle dava reddedilmiştir. Oysa Türk Dil Kurumu sözlüğünde "Nakşiler" kelimesinin nakış ürünleri anlamına geldiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Öte yandan, Türk Dil Kurumu sözlüğünde "Nakşilik" kelimesinin karşılığının Nakşibendilik olduğu belirtilmektedir.
Bu bakımdan "Nakşiler" kelimesinin Nakşibendilik tarikatı mensuplarını ifade ettiğinin kabulü gerekir. Dinlere ait mezhep, tarikat ve diğer dini kuruluşlara ait ad, alamet ve işaretlerin 556 sayılı KHK'nun 7/1-j bendi ierisinde mütalaa edilmesi gerekir. Nitekim, öğretide de aynı yolda görüşler mevcuttur.
(Hamdi Yasaman, Marka Hukuku, Cilt 2, Sayfa 275) Bu durumda uyuşmazlık konusu başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-j kapsamında kaldığının kabul edilmek suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9432, K. 2014/17264, 10 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama