İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/9497 K.2015/6559

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2009/522-2013/436 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan…

Esas2014/9497Karar2015/6559Tarih7 Mayıs 2015Okuma6 dk · 1.129 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/9497 E., 2015/6559 K.·Mahkemesi : Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2015
Tarihi
18/07/2013
Numarası
2009/522-2013/436
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.129 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2009/522-2013/436 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. T. T. ile davalı-karşı davacı vekili Av. S.U. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin özellikle otobüs ve metro yolcu koltukları ve teknolojileri konusunda uzmanlaşmış ve sektöründe tanınan büyük bir şirket olduğunu, ilk olarak 1945 yılında A.'da faaliyete geçtiğini, birçok ülkede kurduğu fabrika ve işletmeler ile faaliyet ağını genişlettiğini, 2003 yılında ise davalı ile işbirliğine girdiğini ve bu kapsamda tek satıcılık ve üreticilik sözleşmesi ile lisans sözleşmesinin imzalandığını, bu işbirliği sayesinde müvekkilinin ürünlerinin Türkiye piyasasında da tercih edilir bir konuma geldiğini ve pazarda ciddi bir payın sahibi olduğunu, son yıllarda davalının,

piyasada oluşan bu payı tek başına sahiplenme ve müvekkilini dışlama politikası nedeniyle ihtilaflar doğduğunu, bu ihtilaflardan birinin de davalının, müvekkilinin 1945 yılından beri kullandığı ve pek çok ülkede tescilli "K." markasını haksız şekilde Türkiye'de adına tescil ettirmesinin olduğunu, oysa müvekkilinin unvanında da yer alan "K." ibaresinin tek yasal sahibi bulunduğunu, davalı adına tescil edilen söz konusu ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, yine bu markanın davalı tarafından kullanılmasına cevaz veren sözleşmelerin, 15.10.2009 tarihinde müvekkili tarafından feshedildiğini, buna rağmen davalının "K." ibaresini,

unvansal kullanımı aşacak biçimde markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, ayrıca tamamen gerçeğe aykırı ve haksız beyanlar içeren yazıları müvekkilinin müşteri çevresine ve iş ortaklarına gönderdiğini, bu yazılarda müvekkilinin markası üzerindeki gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu ileri sürdüğünü, tabelalarında ve internet sitesinde de anılan ibarenin markasal kullanımına devam ettiğini, davalının bu kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, bu ibarenin davalının unvanından terkinine ve işletme adından çıkarılmasına,

hükmün ilanına, internet sitesinin kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının 2005 yılına kadar Türkiye'de ve dünyada "K." ibareli tescilli bir markasının bulunmadığını, oysa "k." ibareli markanın 2003 yılından beri müvekkili adına tescilli olduğunu, bu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kararın kesinleşmediğini, müvekkilinin hem unvanında yer alan hem de tescilli markası olan "k." ibaresini kullanmasının hukuka aykırı olmadığını savunarak,

davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı karşı davalının, müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne ilişkin karar kesinleşmemesine rağmen müşteriler nezdinde ve ilgili çevrelerde müvekkilinin "k." markasını kullanmaya yetkili olmadığı yönünde kötüleyici söylemlerde bulunduğunu, bu yönde gazetede ilan yayınlattığını, diğer aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı beyanları ile müvekkiline zarar verdiğini, ayrıca müvekkilinin müstahdemleri ile temas kurarak ve onları iğfal ederek müvekkilinin ticari sırlarını ifşa ettirici eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespitine ve menine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile aynı zamanda müvekkili şirkette %40 hisseye sahip davalı arasında 2002 yılının Kasım ve 2003 yılının Ocak aylarında 20 yıl süreli tek üreticilik ve satıcılık sözleşmesi ile ticari marka kullanıcı sözleşmesi ve lisans sözleşmesi imzalandığını, daha sonra marka tescili nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlıkların doğduğunu, davalının 15.10.2009 tarih ihtarnamesi ile taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin feshedildiğini müvekkiline bildirildiğini, yapılan bu feshin haksız olduğu gibi usulüne de uygun bulunmadığınını, müvekkiline herhangi bir önel verilmediğini ileri sürerek, söz konusu feshin iptaline, feshe konu sözleşmelerin ifasına devam olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı karşı ve birleşen davalı vekili, karşı dava ile birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli bulunan "k." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de dava tarihi itibariyle bu kararın henüz kesinlemediği, dolayısıyla davalının adına tescilli markasını hükümsüzlük kararının kesinleşmesine kadar kullanmasının yasal bir hakkı ve yetkisi olduğu, böyle bir kullanımın haksız rekabet oluşturmayacağı, hükümsüzlük kararı kesinleşmediğinden davalı yetkilisinin gazetedeki beyanının ve müşterileri yolladığı yazının da haksız rekabete yol açmadığı,

ancak hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra davacının hak sahibi olduğu markanın, davalı tarafından markasal olarak kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu ve bu kullanımın engellemesinin gerektiği, taraflar arasında imzalanan marka kullanım sözleşmesinde davalının "K." ibaresini firma adı olarak kullanabileceğinin öngörüldüğü, davacının da halen davalı şirketin %40 hisseye sahip ortağı olduğu, davalının unvan kullanımının, taraflar arasındaki sözleşmeye ve davacının şirket anasözleşmesindeki muvafakatına dayandığı, her ne kadar sözleşme feshedilmiş ise de davalı şirketin anasözleşmesinin halen aynı şekilde yürürlükte bulunduğu,

davacının, hissedarı olduğu şirketin anasözleşmesini değiştirme imkanı varken bu yola gitmeyip unvan terkini istemesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği, aynı nedenle davalının hak sahibi olduğu ibareyi internet alan adı olarak kullanmasının hukuka aykırı bulunmadığı, karşı dava yönünden ise dava konusu edilen karşı davalı beyanlarının, aldatıcı nitelikte veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı olmadıkları gibi karşı davacıyı incitici nitelikte de bulunmadıkları, bu haliyle haksız rekabete yol açılmadığı, birleşen davada, taraflar arasındaki sözleşmelerde, fesih için bir ihbar süresi öngörülmediği,

birleşen davalının çok sayıdaki ihbarname ile sözleşmeye aykırılıkların giderilmesini istediği, feshin haklı görüldüğü, ayrıca iki tarafa borç yükleyen bu tür sözleşmelerde, taraflardan herbirinin tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeyi feshedebileceği, feshin haksız olması halinde karşı tarafın BK'da öngörülen imkanları kullanabileceği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tesbiti ile unvan terkini talebinin reddine, davalının hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra “K.“ ibaresini markasal olarak kullanmasının önlenmesine, karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar birleşen dava yönünden davaya konu feshin haklı olup olmadığı hususunda yeterince araştırma yapılmamış ise de esasen somut olayda feshin iptali ve sözleşmenin ifası istenemeyeceğinden bu eksikliğin sonuca etkili olmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan karşılık ve birleşen davalardaki hükümlerin onanması gerekmiştir.

2) Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3)Ancak, davacı tarafça diğer taleplerin yanı sıra davalıya ait internet sitesinin de erişime kapatılması talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan karşılık ve birleşen davadaki hükümlerin ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davadaki kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacı K.K.

Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'den alınıp davacı-karşı davalı Franz Kiel GMBH.&CO.KG'ye verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 45,40 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9497, K. 2015/6559, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9497
Karar No
2015/6559
Tarih
7 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/9498 K.2015/10490
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/9499 K.2015/18963
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/9499 K.2015/9915
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/9499 K.2015/10460
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/9500 K.2015/18964
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/9500 K.2015/5789

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.