KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/1007 E., 2015/2647 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/222-2013/581 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı .... arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine garantör olan davalıya önce ihtar çekildiğini, ardından icra takibi başlatıldığını, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/201 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından verilen teminatın kefalete yönelik olduğu, sözleşmede kefalet limitinin açıkça gösterilmediği, bu nedenle davalının kefil sıfatıyla sorumlu olmayacağı, bozma sonrası sözleşme ve eklerinin aslına ulaşılamadığı, davacı vekilinin beyanı ile sözleşme aslının bankada bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça sunulan belgenin sözleşmenin eki olduğuna ilişkin bilgi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/1007, K. 2015/2647, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama