KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/11200 E., 2016/6319 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2016
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.06.2015 tarih ve 2013/231-2015/646 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan 5 kap cam emtiasının, davalıya ait araçlarla İzmit'ten Astana (Kazakistan)'ya nakliyesi sırasında, kaba bir şekilde taşınması sonucu kırılarak hasarlandığını, 45.915,00 TL hasar bedelinin 29.12.2010 tarihinde müvekkilince dava dışı sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.915.00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı... San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin meydana gelen hasardan %100 ve tamamen kusurlu ve sorumlu olduğu , zarara uğrayan emtianın tam hasarlı durumda bulunduğu ve sovtaj imkanının kalmadığı bu sebeple hesaplanan 39.182,18 TL tazminatın davalıdan tahsili gerektiği ve bu tazminata 05/01/2011 tarihinde yıllık %5 oranında faiz yürütülmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı alacağını Türk Lirası olarak talep etmiş olup, TL cinsinden alacağına ticari faiz yürütülmesini istemiştir.
Bu durumda, taleple bağlı kalınarak ve tarafların tacir oldukları göz önünde bulundurulmak suretiyle hükmedilen alacağa ticari faiz işletilmesi gerekirken, CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi gereğince talep edilebilecek %5'lik faiz oranının ancak tazminatın yabancı para üzerinden hüküm altına alındığı hallerde uygulanabileceği hususu gözden kaçırılarak yıllık %5 oranında faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yine rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt tarihi olarak belirlenen tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp açıklanan her iki husus da bozmayı gerektirmiş ise de, anılan hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/11200, K. 2016/6319, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama