KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/11510 E., 2016/5249 K.·Mahkemesi : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Tarihi
- 15/10/2014
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .......... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2014 gün ve 2010/816-2014/394 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.04.2015 gün ve 2015/409-2015/5152 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekili, davalıların ... nezdinde adlarına 2008/02857 nolu tasarım tescili yaptırdıklarını, tasarıma konu hastane yatağı ürününün tescil tarihi öncesinde kamuya arz edildiğini, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığını ileri sürerek dava konusu 2008/02857 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davaya ilişkin cevaplarında; müvekkilince üretilen ürünün davacıların tescilli tasarımına konu ürünle aynı olmadığını, müvekkilinin bu ürünün seri üretimine geçmediğini, satışını yapmadığını savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davanın davalıları-birleşen davanın davacıları vekili, müvekkillerinin ... nezdinde 2008/02857 nolu tescilli tasarımının bulunduğunu, davalının müvekkilin tasarımının ayırt edilmeyecek derecede benzerini üretip ........ adı altında satışını yaptığını, bu durumun müvekkilinin tasarımdan kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkillerinin tescilli tasarımdan kaynaklı haklarına tecavüzünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davaya ilişkin cevaplarında, müvekkilinin tescilli tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava dosyasında davalı M.. K.. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı hakkında açılan davanın ise esastan reddine, birleşen dava dosyasında davalının eyleminin davacıların tescilli tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine dair verilen karar, asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/11510, K. 2016/5249, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama