KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/12492 E., 2016/6430 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01/11/2013 gün ve 2011/213 - 2013/335 sayılı kararı bozan Daire'nin 09/02/2015 gün ve 2014/15568 - 2015/1470 sayılı kararı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin tüm sermayesi ve mameleki miras bırakan ... tarafından sağlanmasına rağmen şirket paylarının miras bırakanın eşi ve çocukları adına tescil ettirildiğini, miras bırakanın başka bir kadınla ilişkisi ve çocuğu olması nedeniyle şirket kurma işleminin muvazaalı olarak yapıldığını, muvazaalı işlemler batıl olup bu nedene dayanarak açılan davada verilen hükmün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, davalı olan diğer ortakların miras bırakanın ölümünü ticaret siciline tescil ettirmeyerek sanki sağmış gibi işlemlere devam ettiklerini,
2004 yılında sermaye artırımına ilişkin karar ile 27 Haziran 2005 tarihli şirket müdürü ...'nin görev süresinin 5 yıl uzatılmasına dair kararda miras bırakan adına imza atıldığını, bu hususun şirket ortakları arasında olması gereken güven ilişkisinin kalmadığını gösterdiğini, bundan ayrı olarak miras bırakanın ölümünden sonra davacıya hiçbir zaman kar payı verilmediğini ileri sürülerek,
öncelikle muvazaa nedeniyle şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptaline ve şirketin tüm malvarlığının mirasçılar adına tesciline, olmadığı taktirde ortaklığın feshine ve ödenmeyen kar payları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 10.000 TL'nın avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalı şirketin feshi ile tasfiye memuru görevlendirilmesine, tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/12492, K. 2016/6430, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama