İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/12698 K.2017/1541

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2015 tarih ve 2013/131-2015/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2015/12698Karar2017/1541Tarih15 Mart 2017Okuma5 dk · 1.036 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/12698 E., 2017/1541 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.036 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2015 tarih ve 2013/131-2015/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava,

6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirketin ev tekstili faaliyetinde bulunduğunu TPE tarafından tanınmış marka olduğu kabul edilen "..." markası ile "..." ibaresini asıl veya tek unsur olarak barındıran çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalı Şirket'in bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından ititazda bulunulduğunu, oysa markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu,

davacıya ait tanınmış markanın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 hükümleri uyarınca korunması gerektiğini ileri sürerek TPE-YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili; görsel, işitsel ve anlamsal olarak başvuru konusu işaretler benzer ise de çekişmeli malların davacı markalarıyla ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını tanınmışlığın tescil engeli olması koşullarının gerçekleşmediğini, başvuru sahibinin önceki markasının kazanılmış hak oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili; davacı markaları ile müvekkili başvurusu arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kullanıldıkları emtia sınıfının da farklı olduğunu davacının ev tekstilinde tanınmış olduğunu iddia ettiği, oysa müvekkili markalarının da mutafak eşyaları ile züccaciyede tanındığını, kaldı ki önceki markalarının müktesep hak oluşturacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacınınn ... ibareli tescilli çok sayıda markası olduğu gibi davalının da 8 ve 21 sınıftaki bazı mallar için 1997 yılından itibaren muhtelif sayılarla tescilli ... markalarının olduğu, farklılaşan mallar açısından ilişkilendirme ve iltibas ihtimallerinin oluşmayacağı, davacı markalarının özellikle ev tekstili emtia ve sektöründe tanındığı; bu tür malların ortalama tüketici kitlesinin özellikle yetişkin bayanlar ve yetişkin kişilerden oluştuğu;

ancak sık ve günlük alınan ürünler olmadıkları, başvuru kapsamındaki 8. sınıftaki değerli madenlerden olanlar dahil yukarıda dökümü yapılan mutfak ve yemek takım ve aletlerinin alıcılarının da aynı veya benzer olduğu, benzer ihtiyaçları karşıladığı günümüzde mağazacılık sektörünün ulaştığı boyut düşünüldüğünde aynı veya benzer yerlerde satışa sunuldukları bu nedenle malların düşük düzeyde de olsa benzer sayılabileceği, ancak davalının renk kombinasyonlu haliyle markasını başvurudan geriye dönük 6 yılı aşkın bir süre 2005'ten başlamak üzere markasal biçimde ve logoyu da içerecek şekilde, fatura, iş evrakı, broşür,

yazılı basında yayınlanan reklamlarında yoğun şekilde kullandığı, esasen davalının 1997/20675, 2000/28662 sayılı ve "..." ibareli yine en son çekişmeli logoyu da içeren 1998/19473 sayılı "..." ibareli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, bu markaların başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturacağı, YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, dava konusu 2010/67905 sayılı "... ... + Şekil" ibareli marka başvurusunu oluşturan işaretin ve başvurunun kapsadığı 8. sınıf mutfak aletleri emtiası ile davacının itirazına dayanak "..." asıl unsurlu tescilli markalarının ve bu markaların kapsadığı ev tekstili ürünlerinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de dahil olmak üzere uyuşmazlık konusu başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı,

tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de taşıyan " ..." ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.

Dairemizin 19/09/2008 tarih 7547/10251, 14.11.2008 tarih 11505/1283 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, farklı kişiler adına sicile tescilli mükerrer markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun müktesep hak ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için;

daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkartılmamış olması ve önceki markasının asli unsuru muhafaza edilerek marka sahibi ile bağlantısı ve tüketici nezdinde bıraktığı izlenim korunmak suretiyle seri marka yaratmak amacı taşıması, öte yandan da diğer işletme adına tescilli mükerrer markaya yakınlaştırma, benzeştirme vb. şekillerde karıştırılma tehlikesini yol açılmaması ve bu yolla haksız yararlanma sonucunu doğurmaması gereklidir.

Davalı adına siyah/ beyaz renk unsurları ile tescilli önceki marka "Dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ..." kelimesinde oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve beyaz tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı ... kelimesi" işaretini taşıyan tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları hususu da esasen mahkemenin kabulünde olmasına karşın, yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle davalı yanına müktesep hak oluştuğu sonucuna varılmıştır.

Ancak, öncelikle mahkemece aynı renk kombinasyonu ve yazı karakteri ile davalı adına tescilli 2010/67905 sayılı markanın da bulunduğu belirtilmişse de, söz konusu 2010/67905 sayılı marka işbu davada uyuşmazlık konusu olan marka olduğundan mahkemece davalı şirket lehine müktesep hak oluşturduğu kanaati hatalı bir tespiti içermektedir. Aynı şekilde, davalının başvurudan önceki altı yılı aşkın kullanımının ise tescilsiz kullanım niteliğinde olduğu açıklanmıştır.

Dairemizin yukarıda belirtilen içtihatlarında da benimsendiği üzere, 556 sayılı KHK 7/1-b ve 8/1-b maddelerindeki mutlak ve nispi ret engellerine karşın bir seri marka başvurusunun sicile tescil edilebilmesi için; her iki taraf adına da mükerrer olarak tescilli markaların bulunması gerekmektedir. Seri marka başvurusu, yukarıda açıklanan tescil engellerinin istisnasını oluşturur ve istisnaların dar yorumlanması da hukukun genel ilkesidir.

Bunun aksine bir uygulama istisnaların asıl kural haline gelmesine yol açacağından kabul edilemez. Bu bakımdan, başvuru konusu işaretin daha önce davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığına dair savunmanın da 556 KHK 8/1-b ve 42. maddelerine dayalı işbu davada dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.

O halde, dava konusu başvurunun davalının önceki tescilli markasındaki asli unsurları taşımasına rağmen, anılan unsurlara ek olarak gerçekleştirilen renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/12698, K. 2017/1541, 15 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12698
Karar No
2017/1541
Tarih
15 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/12699 K.2017/2593
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/12700 K.2017/1988
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/12700 K.2017/2549
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/12700 K.2017/7533
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/12704 K.2017/7531
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/12706 K.2017/2199

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.