İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/13317 K.2016/3073

Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2015 tarih ve 2014/12-2015/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2015/13317Karar2016/3073Tarih21 Mart 2016Okuma7 dk · 1.463 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/13317 E., 2016/3073 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.463 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2015 tarih ve 2014/12-2015/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ticari faaliyeti sırasında, davalı..... tarafından keşide edilen, keşide yeri..., keşide tarihi, 6.9.2013 olan 20.000,00 TL bedelli, keşide yeri..., keşide tarihi 03.08.2013 olan 11.405,32 TL bedelli iki adet çeki teslim aldığını, söz konusu çeklerin tahsil amacıyla muhatap davalı bankaya ibraz ettiğinde çek üzerine “işbu çek boş olarak kaybedilmiştir, çekteki imza hesap sahibi firmaya ait değildir, bu nedenle üzerinde herhangi bir işlem yapılamamıştır” ibaresi yazılarak bedel ödenmeksizin müvekkiline teslim edildiğini,

davalı banka yetkililerinin söz konusu çeklerin yer aldığı çek defterinin bastırdıktan sonra muhatap şubeye teslimi için gönderildiği sırada kargo şirketince kaybedilmiş olabileceğini belirttiklerini ileri sürerek çek bedelleri toplamı 31.405,32 TL'nin yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı..... vekili, müvekkilinin diğer davalı bankadan çek karnesi talep etmediği gibi çek karnelerinin basımından da haberi olmadığını, dava konusu çeklerin müvekkil şirket tarafından keşide edilmediğini, üzerinde yer alan imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı .. vekili, diğer davalı şirket adına bastırılan dava konusu çeklerin bulunduğu çek karnesinin müvekkil bankanın merkezinden muhatap şubeye sevki sırasında kargoda kaybolduğunu, söz konusu çekler nedeniyle müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranmayıp zarara kusuruyla sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...... tarafından talep olmaksızın diğer davalı tarafından çek karnesi bastırıldığı, karnenin şubeye sevki sırasında kargoda kaybolduğu, çekler üzerinde yapılan incelemede keşideci imzasının davalı şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafın davalı şirket ile aralarında çek ilişkisi doğuracak münasebete dair delil sunulmadığı, davacının zararının davalıların kusurundan kaynaklanmadığı, davacının çekin teslim alınması sırasında basiretli tacir gibi davranmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2- Dava, davacının hamili bulunduğu karşılıksız kalan çekler nedeniyle çek bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda, davalı banka tarafından müşterisi olan diğer davalı.... adına çek hesabı açılması ve çek karnesi bastırılmasına ilişkin bir talebi olmaksızın bastırılan çek karnesinin banka şubesine sevki sırasında kargoda kaybolduğu, söz konusu çek karnesini eline geçiren meçhul sahısların davacıya alacağına karşılık olarak bu çek karnesindenden keşide edilen toplam 31.405,32 TL tutarında iki adet çeki verdiği, davacının çekin lehtarı olması nedeniyle kendisinden sonra başvurda bulunabileceği başka şahısların da bulunmadığı, çeklerin bankaya ibrazı sonrasında çek bedellerinin davacıya ödenmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık söz konusu çek bedellerinin tahsil edilememesi nedeniyle davalıların sorumlu olup, olmadıkları noktasında toplanmakta olup, davacıyla arasında ticari ilişki bulunduğu kanıtlanamayan ve dava konusu çek karnesinin kaybında kusuru ispatlanamayan davalı.... yönünden davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

5941 Sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca bankalar, ilgili kişinin talebi üzerine yapacağı araştırma sonrasında ve aranan şartları haiz müşterileri adına çek hesabı açıp çek karnesi bastırabilirler. Davalı banka tarafından, müşterisi olan diğer davalının çek hesabı açılması ve çek karnesi bastırılmasına dair talebi olmaksızın çek karnesi bastırılmış, bastırılan çek karnesi kargo şirketince taşınma sırasında kaybolmuştur.

Güven kurumu olan bankalar en hafif kusurlarından dahi sorumlu olup, izah edilen olaylar uyarınca dava konusu çeklerin piyasaya arzında davalı bankanın kusuru bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, davacı tacir olup ticari işlem ve eylemlerinde basiretli davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük çerçevesinde davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gereklidir.

Davacı tarafından bu yükümlülüğe uygun davranıldığı da ispat edilememiştir. Bu durum karşısında, meydana gelen zarara ilişkin davalı bankanın kusuru yanında davacının da müterafik kusurunun bulunduğu gözetilerek tarafların kusur durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalı banka yönünden açılan davanın da reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davacının lehdar olarak hamili bulunduğu, bankaya ibraz edildiğinde "İş bu çek boş olarak kaybedilmiştir. Çekteki imza hesap sahibi .... firmasına ait değildir. Bu nedenle herhangi bir işlem yapılmamıştır." meşruhatı yazılarak, davacıya iade edilen iki adet çek bedelinin, davalılardan tahsili davasıdır.

Davanın dayanağı çek yaprağının, davalı bankanın müşterisi olan diğer davalı ....'ye ait olduğu, bu çeklerde davacı şirketin lehdar olduğu, bankaya davacı şirket tarafından ibraz edildiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, çeklerdeki keşideci imzasının, davalı şirket yetkililerine ait olmadığı, bir başka ifade ile çeklerin sahte imza ile tedavüle çıkarıldığı konusunda herhangi bir ihtilaf yoktur.

Dolayısıyla, sahte imza ile keşide edilen bu çeklerden dolayı davalı şirketin sorumlu olmadığı konusunda herhangi yerel mahkeme ile Dairemiz arasında da uyuşmazlık yoktur.

Yine Dairemiz kararında açıklandığı gibi, banka müşterisi olan davalı şirketin, çek karnesi bastırılmasına ilişkin bir talebi olmadan, davalı banka tarafından çek karnesi bastırıldığı, İstanbul'da bastırılan çek karnesinin, davalı bankanın... Şubesine gönderildiği esnada, taşınma sırasında kaybolduğu anlaşılmaktadır.

Çözümlenmesi gereken husus, bu şekilde sahte imza ile tedavüle çıkan bu çeklerden dolayı, davalı muhatap bankanın sorumluluğunun olup olmadığının belirlenmesidir.

Muhatap bankanın, müşterisi olan diğer davalının talebi olmadan çek karnesi bastırması ve bu karnenin taşıma sırasında kaybolmasından dolayı, müşterisine karşı sorumlu olacağı konusunda kuşku yoktur. Davalı banka da, çek karnesinin kaybolması üzerine gerekli tedbirleri almış, dava konusu iki adet çekin ibrazı üzerine, "İş bu çek boş olarak kaybedilmiştir. Çekteki imza hesap sahibi..... firmasına ait değildir. Bu nedenle herhangi bir işlem yapılmamıştır." meşruhatını yazarak, ibraz eden davacıya iade etmiştir. Bu şekilde banka, çek karnesi sahibi olan müşterisini, muhtemel zararlardan korumuştur.

Dava konusu olayda, sahte belgelere istinaden çek basımı söz konusu değildir. Banka, müşterisi olan davalı şirket adına, talebi olmadan çek karnesi bastırmış, bu karnenin kaybedilmesi üzerine, müşterisinin zarara uğramaması için de, gerekli tedbirleri almıştır.

Kaybolan bu çek karnesinden iki adet yaprağın, sahte imza ile keşide edildiği ve davacının sahte imza ile keşide edilen bu çeklerde lehtar olduğu, çeklerde davacı imzasından başka, sadece sahte keşideci imzası bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bankalar, sahte imzalarla keşide edilen çekler için, yasal sorumluluk miktarlarını ödemekle dahi yükümlü tutulamazlar. Yasal sorumluluk miktarından sorumlu tutulmayan bankanın, sahte çekin bedelinden sorumlu tutulması mümkün değildir.

Davacı bir limited şirket olarak tacirdir. Tacir olmanın hükümleri 6102 sayılı TTK'nın 18.maddesinde gösterilmiştir. Konumuzla ilgili olan TTK'nın 18/2. maddesi "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmünü amirdir.

Davacı vekilinin Uyap üzerinden gönderdiği 4.3.2015 tarihli dilekçesinde davacı şirketin tekstil ağırlıklı ticari faaliyet gösterdiğini, internet ve diğer teknolojik imkanlarla siparişler aldığını, yine aldığı bir sipariş sonunda dava konusu iki adet çekin müvekkili adına keşide edildiğini, çeklerin davacıya ulaşması üzerine,

keşideci adına kendisi ile görüşen şahıslara sipariş edilen tekstil ürünlerini....'da teslim etmek üzere anlaştığını, gerekli irsaliyeli faturayla sipariş edilen ürünleri İstanbul'a gönderdiğini, kendisiyle irtibat kuran şahsın, ...'da başka bir yerden de mal aldım, petrolde buluşalım, burada aktarma yapalım demesi üzerine de petrol istasyonunda aktarmayı yaptırdığını, yapılan işle ilgili hiç bir şüphe duymadığını, çeklerle ilgili sıkıntı ortaya çıkınca durumdan şüphelenerek davalı şirket yetkililer ile irtibat kurduğunu, sonuç alamayınca dava açmak zorunda kaldıklarını beyan etmiştir.

Bu açıklamalardan, davacının çeki kimden aldığı, karşılığında malları kime teslim ettiği, davacı şirket adına bu işleri kimin yaptığı dahi belli değildir. Yine davacının, söz konusu çekin kendisine verilmesi üzerine, malları teslim etmeden davalı bankayı veya davalı şirketi araması halinde, kolaylıkla bu çek yaprakların boş olarak kaybedildiğini, dolayısıyla çekteki keşideci imzasının sahte olduğunu öğrenmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekilinin açıklamalarına göre, davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiğinin söylenmesi mümkün değildir. İddia edildiği gibi telefonla yapılan şipariş üzerine, kimin tarafından keşide edildiğini bilmediği çeki alıp, çek hakkında hiç araştırma yapmadan, tanımadığı kişiye mal teslim eden bir ticari şirket, bu eylemlerinin sonucuna katlanmak durumundadır.

Çeki imzalayıp lehdar olarak davacıya veren kişi, şahsen imzasından sorumludur. Ancak, davacının çeki kimden aldığı dahi, davacı tarafından açıklanmamıştır.

Davacı vekili tarafından dilekçesine eklediği irsaliyeli fatura fotokopisi, okunaksız olduğu gibi, görüldüğü kadarıyla, teslim alan bölümünde herhangi bir isim ve imza da yoktur. Ayrıca, bu faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, yine davacının defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği de araştırılmamıştır.

Çekin ibrazı sırasında davacı şirket adına atıldığı anlaşın imza dışında, çek üzerinde sadece sahte olduğu belirlenen keşideciye atfen atılan imzası vardır. Bir başka ifade ile geçersiz keşideci imzasından başka imza mevcut değildir. Bu nedenle, davacı geçerli bir çekin hamili olduğu kabul edilemez. Dolayısıyla, davacı şirket, geçerli bir çek hamilinin yararlandığı yasal korumadan yararlanamaz.

Bu nedenlerle davanın reddine ilişkin hüküm, sonucu itibariyle doğrudur. Usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2) numaralı bentte açıklanan bozma kararına katılmıyorum. 21.3.2016

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/13317, K. 2016/3073, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/13317
Karar No
2016/3073
Tarih
21 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/13317 K.2016/4089
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/13318 K.2016/2610
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/13319 K.2016/4737
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/13319 K.2016/3475
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/13320 K.2016/2595
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/13320 K.2016/4738

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.