KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/13795 E., 2017/1680 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2015 tarih ve 2015/4-2015/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı kooperetaif temsilcisi, kooperatifin davalı banka nezdinde vadeli mevduat hesabının bulunduğunu, buna ilişkin olarak ellerinde üç adet makbuz olduğunu ancak davalı bankaya başvurduklarında bankanın kayıtlarında böyle bir hesap bulunmadığını bildirdiğini ileri sürerek, 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankadaki hesabın vadesiz ticari mevduat hesabı olduğu, davacının alacağın faiziyle ödenmesini talep ettiği, bilirkişi raporu ile hesaplanan dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile asıl alacağın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.91 TL asıl alacak ve 538.05 TL dava tarihine kadar işlemiş faizin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/13795, K. 2017/1680, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama