KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/13855 E., 2017/696 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2017
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 gün ve 2012/190-2013/648 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/06/2015 gün ve 2014/11606-2015/8156 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı ... Ltd.
Şti'nin müşterek imzayla temsile haiz ortakları olduğunu, ilgili şirketin vergi borçları nedeniyle borçlu davalının 27.05.2011 tarihli ortaklar kurul kararını oybirliği ile imzalayarak 6111 Sayılı Kanun kapsamında vergi dairesine müracaat ederek şirketin borçlarını yapılandırarak 31.12.2011-31.10.2012 tarihleri arasında toplam 6 takside bölündüğünü, şirketin, sözkonusu vergi borçlarını öz kaynaklarıyla ödeyecek imkanı bulunmadığını, son 3 yıllık bilançoya göre zarar ettiğini, kar elde edemediğini, yapılandırmaya uyulmayıp taksitlere riayet edilmediği takdirde şirketin sorumlu olacağı borcun ödeme tablosuna göre 7.572.698,74 TL artacağını,
şirketin borçtan bir bütün halinde yani hisseler oranında sorumlu olacağını, izah edilen ihtimallerin önüne geçmek için müvekkilinin taksitlerin beraberce ödenmesi için davalıya defalarca başvurduğunu, ancak sonuç alamadığını, ödeme zamanı gelince de borcun altından kalkılmayacak durumuma gelinmemesi için müvekkilinin davalının da sorumlu olduğu miktarı ödemek zorunda kaldığını, ilk taksidin müvekkile ödenmesi sonucunda 16.01.2012 tarihli 762 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının hissesine düşen miktarı ödemek bir yana taksitlendirmeyi ve ödeme yükümlülüğünü dahi kabul etmediğini,
davalının açıkça kötü niyetli davranarak süreci uzatmak ve müvekkilini zor durumda bırakmak için tahsile yönelik borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/13855, K. 2017/696, 9 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama