KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/14742 E., 2017/2534 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2017
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2015 tarih ve 2014/230-2015/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkilinin sigorta poliçeleri gereğince prim borcu olduğundan bahisle 1.317,62 TL üzerinden başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, ancak müvekkilinin davalı ile sigorta sözleşmesi yapmadığını, icra dosyasındaki poliçelerde müvekkilinin imzasının olmadığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının adına kayıtlı aracın sigorta poliçelerinin düzenlendiğini, bir kısım sigorta priminin davacı tarafından ödendiğini, ancak defaten talep edilmesine rağmen geri kalan kısmının ödenmediğini, müvekkilinin sigorta şirketine olan sorumluluğu ve poliçenin iptal edilmemesi için poliçe bedelini sigorta şirketine ödemek zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hayatın olağan akışı içinde sigorta acentesinin müşterinin rızası dışında sigorta primlerini kendi hesabından ödemesinin muhtemel görünmediği, davacının sessiz kalmasının yapılan ödemelere karşı çıkmadığı anlamına geldiği ve poliçe kapsamında meydana gelen hasarların davacıya ödendiği, bu durumda davacının sebepsiz zenginleşme içinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece, 22.05.2015 tarihli ek karar ile verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu ve ayrıca temyiz süresinin de geçirildiği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin asıl kararı temyizi süresinde ise de, miktar itibariyle temyiz sınırının altında olmasına göre davacı vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/14742, K. 2017/2534, 2 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama