KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/14966 E., 2016/2564 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2014 tarih ve 2014/129-2014/752 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.06.2006 tarihinde kan sayım solüsyonu olarak adlandırılan 14.760 YTL tutarındaki 3 kutu tıbbi malı (12.000 birim)a bulunanve ye gönderilmek üzere davalı kargo şirketinin.... şubesine sevk irsaliyesi ve teslim fişiyle teslim ettiğini, ancak davalı kargo şirketi tarafından taşıma esnasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete ait malın hasarlanarak kullanılmaz hale geldiğini ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, davalıdan zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, meydana gelen zarardan dolayı 14.760 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşınan kargonun içeriği hakkında müvekkiline bir beyanda bulunmadığını, taşıma öncesi malların niteliğinin bildirilmesi halinde sözkonusu malların müvekkili tarafından taşınmayacağını, ayrıca davacının kırılacak nitelikte olan malların içeriğini beyan etmediği gibi bu malların taşınırken zarar görmemesi için gerekli ambalaj yapımında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu nedenle davaya konu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya izafe edilebilecek herhangi bir müterafik kusur bulunmadığı, davalı taşıyıcının davacının uğradığı tüm zararı tazminle yükümlü olduğu, davacı tarafından bildirilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen 4.241,77 TL zararın, davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.241,77 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taşıma nedeniyle hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup Dairemiz bozma ilamında TTK'nın 785'inci maddesi uyarınca zarar tutarının hesaplanması gerektiği belirtilmiş, mahkemece de bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi ek raporunda TTK'nın 785'inci maddesi uyarınca varış mahallinin.... olduğu..'da malın birim fiyatının 1,12-0,89 TL arasında bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden 4.241,77 TL hüküm altına alındığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporuna göre zarar miktarı daha yüksek olduğu gibi, Dairemizin uyulan bozma ilamında da gerçek zarara hükmedilmesi gerektiği hususu belirtilmiş olup, mahkemece davacının hükmedilen bu miktarı talep ettiğine dair gerekçesi de yerinde bulunmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/14966, K. 2016/2564, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama