KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/15218 E., 2016/1970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2016
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/01/2015 tarih ve 2014/92-2015/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı..'ye ait mağazada müdür yardımcısı olarak çalışan müvekkilinin gelir ve fatura koruma amaçlı iki ayrı sigorta poliçesi düzenlettirdikten bir süre sonra hizmet sözleşmesinin fesih edilmesi nedeni ile işsiz kaldığını, poliçe kapsamında yapılması gereken ödemenin talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek 3.000,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 6.000,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; sigorta poliçelerinin düzenlendiği tarihte davacının kendisine ait hizmet sözleşmesinin fesih edileceğini bildiği halde bunu kendilerinden sakladığını, bu durumu bilmeleri halinde davacı ile sözleşme yapmaları mümkün olmadığı için poliçelerin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının poliçelerin düzenlendiği tarihte çalıştığı iş yeri olan ...
A.Ş. tarafından tüm çalışanlara “şirketin mali açıdan zora girdiğinin bildirildiği tartışmasız” olmakla birlikte her bir çalışana özel olarak belirli bir süre sonra sözleşmelerinin fesih edileceğinin bildirilmediği, personel ile ilgili yapılacak işlemler konusunda açık ve net bilgi verilmediği için sadece ekonomik nedenlerle firmanın zora girdiğinin bildirilmesinin davacıya ait hizmet sözleşmesinin belirli bir süre sonra fesih edileceği şeklinde yorumlanamayacağı, davalı sigorta şirketinin iradesinin fesada uğratıldığı şeklindeki savunmasına itibar edilemeyeceği,
gelir koruma poliçesinin limiti aşmamak üzere aylık 750,00 TL fatura koruma sigorta poliçesinin ise limiti aşmamak üzere aylık 250,00 TL ödeme yapılmasını ön gördüğü, azami tazminat süresinin 6 ay olduğu, ödeme miktarının belirlenebilmesi için işten çıkış tarihinden itibaren 30 günlük sürenin beklenmesi gerekli olup, 30 günlük bekleme süresinin 17.08.2013 tarihinde başlaması gerektiği 17.01.2014 tarihine kadar her ayın 17. günü olmak üzere aylık her iki poliçeden dolayı toplam 1.000,00 TL ödeme yapılması gerektiği,
poliçe genel şartları uyarınca ödeme 6 ay süreyle devam edeceği için gelir koruma ve fatura koruma sigorta poliçeleri nedeni ile davacının talep edebileceği toplam alacağının 6.000,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle 6.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 20/11/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15218, K. 2016/1970, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama