İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/15318 K.2017/2389

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2015 tarih ve 2014/440-2015/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2015/15318Karar2017/2389Tarih25 Nisan 2017Okuma4 dk · 797 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/15318 E., 2017/2389 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

797 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2015 tarih ve 2014/440-2015/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 01/12/2004 tarihinden 31/07/2010 tarihine kadar davalı şirkette genel müdür olarak çalıştığını, çalışmasının sona ermesinden sonra 01/07/2011 tarihinde bir araya gelen tarafların müvekkilinin davalı şirkette çalışmasından doğan prim alacaklarının, kendisine satışı yapılan araç bedeli düşüldükten sonra 150.000,00 TL olduğu hususunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin alacağından oluşan şirket borcunu diğer davalının da üstlendiğini, 150.000,00 TL'den oluşan alacağın 25.000,00 TL'sinin 30/07/2011 tarihine kadar, 25.000,00 TL'sinin 30/06/2012 tarihine kadar ödenmesi,

kalan 100.000,00 TL karşılığında ...A.Ş.'nin %3 payının 30/07/2011 tarihine kadar verilmesinin taahhüt edildiğini oysa davalıların ödemeyi yapmadıkları gibi şirket hisse devrini de gerçekleştirmediklerini, davalılara yapılan ihtarın da sonuçsuz kalması üzerine aleyhlerine icra takibi başlattıklarını ancak, davalıların haksız itirazı ile takibi durdurduklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin hisseyi devre hazır olduğunu, hisse devri yerine bedel talebinin mümkün olmadığını, muaccel olmayan alacak talebinin sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 30/07/2011 tarihli ödemeyi yapmamasının iradesi dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı şirket vekili, davacının 30/11/2004 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 01/12/2014 tarihinden itibaren müvekkili şirkette genel müdür unvanı ile işveren vekili olarak çalışmaya başladığını ve çalışmasının 31/07/2010 tarihine kadar devam ettiğini, davacıya çalışması karşılığında sözleşme ve 2007-2008 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar kapsamında belirlenen ücretlerin eksiksiz ödendiğini, müvekkili tarafından davacıya prim ödemesi yapılacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığını, 01/07/2011 tarihli sözleşmeye diğer davalının sadece kendi adına imza attığını, anılan davalının müvekkilini sorumluluk altına sokacak temsil yetkisinin de bulunmadığını ve dolayısıyla müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01/12/2004 tarihinde imzalanan ve davacı lehine davaya konu mali hakları içeren haklarla ilgili olarak davacının da yöneticilik sıfatının devam etmesine rağmen hiçbir itirazı kayıt konulmadan bu haklardan daha az olan edimlerin kabul edilmiş olması karşısında sözleşmenin 4.m. hakların hiç uygulanmadığı kanaatine ulaşıldığı ayrıca, davaya konu 01/07/2011 tarihli sözleşmede davalı şirketin temsil edilmediği,

dolayısıyla şirketin bu sözleşmeden sorumlu olmadığı kaldı ki, sözleşme tarihinden önce sözleşmede imzası bulunan davalı ...'in şirketi temsil yetkisinin kalmadığı ve bunun davacı tarafından da bilinebilecek bir durum olduğu, anılan sözleşmenin yazılış şekline göre, davalı ...'in davacının alacağı olarak ileri sürülen hususları bağımsız olarak üstlendiğine ve borç altına girdiğine dair bir açıklama ve anlamın söz konusu olmadığı, davalı şirketin sözleşmelerden ötürü herhangi bir talep edilebilir borcu bulunmadığından ve de diğer borçlunun sözleşme içeriğine göre şahsi sorumluluğunu doğurur bir taahhüdü de olmadığından,

davacı tarafça yemin delili de kullanılmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı tarafça, davalı şirkette genel müdür olarak çalışması nedeniyle hak kazandığı prim alacaklarının ödenmesi hususunda taraflarca akdedilen sözleşmeden kaynaklanan edimin davalılarca yerine getirilmediği iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılan işbu davada, mahkemece dava konusu 01/07/2011 tarihli sözleşmede davalı ...’un davacının alacağı olarak ileri sürülen hususları bağımsız olarak üstlendiğine ve borç altına girdiğine dair bir açıklama ve anlamın bulunmadığından bahisle anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, davacı ile işbu davalı arasında akdedilen 01/07/2011 tarihli sözleşme metni incelendiğinde; ''...Taraflar ...'ın NB ... A.Ş'deki çalışmalarından doğan prim alacakları toplamının kendisine satışı yapılan araç bedeli düşüldükten sonra 150.000 TL olduğunu ve bu tutarı ödemeyi ...'un üstlendiği hususunda mutabakata varmışlardır...'' açıklaması ile davalı ödemeyi şahsen taahhüt ettiği gibi, davalının cevap dilekçesi ile de borcu kabul ettiğinin anlaşılması karşısında işbu davalı yönünden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bu nedenle davacının davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yönünden bozulması gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin davalı şirket yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı ile davalı ... arasında akdedilen ve borcun nakli sözleşmesi niteliğinde olan sözleşme asıl borçlunun borçtan beraatini tazammun eder nitelikte olduğundan, mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken davacı ile davalı şirket arasında borç sebebi bulunmadığı, olsa dahi bu borcun ifası talep edilmemiş olmakla borcun sukut ettiği gibi olaya ve yasaya uymayan gerekçe ile anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 437/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15318, K. 2017/2389, 25 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/15318
Karar No
2017/2389
Tarih
25 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/15320 K.2017/4746
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/15324 K.2017/5749
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/15337 K.2017/4751
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/15341 K.2017/5052
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/15342 K.2017/4745
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/15343 K.2017/5053

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.