KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/15439 E., 2016/6203 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2015 tarih ve 2014/606-2015/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sattığı mala karşılık dava dışı ...'dan ciro yoluyla 13.800 TL bedelli çeki aldığını, keşideci görülen ... adına açılan çek hesabının sahte kimlikle oluşturulduğunun anlaşıldığını, gerçek ...'ın hakkında açılan kamu davalarından beraat ettiğini, benzer olaylardaki mahkeme kararlarında bankaların %70 oranında kusurlu kabul edildiğini ileri sürerek çek bedelinin %70'i olan 9.660 TL'nin 30.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, davaya konu çekin bir çok cirodan sonra davacıya ulaştığını, müvekkilinin çek karnesi vermesi ile davacının uğradığı zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, ...'nın çek yerine senet verseydi dahi davaya konu borç-alacak ilişkisinin kurulacağını, bu kişi hakkında davacının yaptığı takibin ayakta olduğunu, aciz vesikası verilmediğini, tüm cirantalara karşı hukuki yolların tüketilmediğini, kusurun akidini seçerken basiretli bir tacir gibi davranmayan davacıda olduğunu, müvekkilinin çek karnesini verirken gerekli araştırmayı yaptığını ve belgeleri temin ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankalara çek karnesi verirken basiretli ve özenli bir tacir gibi davranma külfetinin yüklendiği, bu külfetin en başında müşterinin kimliğinin doğru biçimde tespit edilmesinin bulunduğu, sadece sayılan belgelerin temini ile yükümün yerine getirilmiş olmayacağı, davalının yeterli araştırmayı yapmadan ve hesabın açılmasından 9 gün sonra keşideciye çek karnesi verdiği, cirantalardan ... hakkındaki takibin sürdürülmesi girişimi icra dairesince reddedildiğinden davacı tarafından ön şartın yerine getirildiği, hamilin müterafik kusurunun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.660 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, davalı tarafından sahte belgelerle açılan çek hesabı nedeniyle zarar gördüğünü iler sürerek çek bedelinin davalının kusuru oranında tahsilini istemiş olup hükmolunan alacağın zararın doğduğu ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmolunması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15439, K. 2016/6203, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama