KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/1559 E., 2015/6657 K.·Mahkemesi : Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
- Tarihi
- 03/07/2014
- Numarası
- 2014/8-2014/161
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2014/8-2014/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin asıl unsuru "B." ibaresinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “C.” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2011/43938 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa,
müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2013-M-6515 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalının “C." ibaresinin marka olarak tescili istemiyle TPE’ne başvuruda bulunduğunu, tescil kapsamında 07,12, 35. sınıftaki emtiaların yer aldığını, TPE'nin 556 sayılı KHK'nin 7/1-b bendi uyarınca başvurudan 35.sınıfa dahil hizmetlerin tamamını 2006/63788 sayılı markayı dayanak göstererek resen çıkarttığını, bu sınıf dışında kalan 7. ve 12. sınıftaki mallar itibariyle başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilan edildiğini, iptali istenen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili tarafından tescili talep edilen “C.” ibaresinin davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket başvurusunun “C.+şekil” ibaresinden oluşurken davacının itiraza dayanak markalarının tek veya asıl unsurunun "B." ibaresinden oluştuğu, davacı markaları olan "B." ibaresi ile davalı başvurusu olan “C.” ibaresinin dilimizde veya yabancı dillerde bilinen bir anlama sahip olmadığı, bu çerçevede sözcük üzerindeki logo ile birlikte bir bütün olarak davalı başvurusunun ortalama tüketicide bıraktığı algı itibariyle davacı markaları ile kavramsal bir benzerlik içinde olmadığı,
işaretler arasında son üç harf yönünden sescil bir benzeşme olduğu akla gelebilirse de, görsel, ve anlamsal bakımdan ya da genel intiba yönünden benzerlik bulunmadığı, bir bütün olarak "C.+logo" şeklinde algılanacak işaretin genel izleniminin yeterince farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/1559, K. 2015/6657, 11 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama