KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/1615 E., 2015/6582 K.·Mahkemesi : Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2015
- Tarihi
- 17/06/2014
- Numarası
- 2013/248-2014/137
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/248-2014/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "B." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “B.” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvuruya itirazlarının reddedildiğini, tanınmışlıktan haksız yararlanma, itibarına zarar verme ve ayırt ediciliğinin zarar görmesi ihtimallerinin de bulunduğunu belirterek, YİDK kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı başvuru ile davacı markasının/markaları arasında işaret ve kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının tanınmış markaları ile müvekkili başvurusunun benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunun davacı markaları ile işitsel, görsel, kavramsal ve bir bütün olarak genel izlenim yönünden benzer olmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4 hükümleri çerçevesinde red ve tescil edilen markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/1615, K. 2015/6582, 8 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama