KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/1681 E., 2015/6458 K.·Mahkemesi : Antalya(kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2015
- Tarihi
- 17/06/2014
- Numarası
- 2013/302-2014/257
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/302-2014/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemli açılan davada şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurluğuna M.. G..'ün atanmasına karar verildiğini, tasfiye memurunun TTK'da belirlenmiş olan görevlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, tasfiye memuru M.. G..'ün azli ile tasfiye memurluğuna şirket ortağı A.. K..'in atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada davacı vekili davanın kabulünü talep etmiştir.
Asıl davada M.. G.., fesih ve tasfiye kararının henüz kesinleşmediğini, mahkemenin 20.11.2012 tarihli ara kararı gereği karar kesinleşinceye kadar kayyım olarak görevlendirildiğini, görev ve yetki sınırının kayyım sıfatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunmuş; birleşen davada davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, şirketin fesih ve tasfiyesi istemi ile açılan davada ihtiyati tedbir kararı ile M.. G..'ün kayyım olarak atanmasına, tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamı ile kayyımın karar kesinleştikten sonra tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği, henüz davalının tasfiye memuru sıfatının bulunmadığı, davacıların dayandığı tüm sebeplerin TTK'da şirketin "tasfiye işleri" başlığı ve devamında düzenlenen hükümlere dayalı olup, davacıların talebinin ihtiyati tedbir kararına itiraz olarak değerlendirilmesi gerektiği, ve kararın verildiği 2012/73 Esas 2013/36 Karar sayılı dosyada temyiz sebebi olarak ileri sürülebileceği gerekçesi ile asıl davanın; tüm dosya kapsamı nazara alınarak da birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve azil davasında husumetin tasfiye memurunun şahsına yöneltilmesinin gerekmesine göre, asıl davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/1681, K. 2015/6458, 6 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama