KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/211 E., 2015/8191 K.·Mahkemesi : Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2015
- Tarihi
- 10/09/2014
- Numarası
- 2014/35-2014/214
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2014 tarih ve 2014/35-2014/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, 2011/56551 sayılı ve "A.C." ibareli için marka başvurusuna, müvekkili şirketin 2008/01421 sayılı "M. " veve 2011/02028 sayılı "T. C. C. " esas unsurlu tanınmış markaları mesnet gösterilerek itiraz ettiklerini, ancak, önce Markalar Dairesi, daha sonra TPE YDİK tarafından itirazının reddedildiğini oysa, markalar ile kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olup, davalı başvurusunun tescilinin iltibasa sebebiyet verebileceğini ileri sürerek, TPE YDİK'nın 28.11.2013 tarih, 2013-M-5915 sayılı kararının iptali ile davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin A. markasının ozel/01279 sayı ile tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, başvuruda yer alan "C." ibaresinin 36.sınıftaki hizmetler bakımından ayırt edici olmadığını, davacı ile aynı yan unsurlara sahip markalarının tescilli olarak bir arada bulunduğunu, itiraz gerekçesi markaların dava konusu hizmetler için tescilli olmadığı gibi, kötüniyet iddiasının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının tescil kapsamlarının iletişim cihazları ve hizmetlerine, dava konusu başvuru markasının tescil kapsamının ise finansal ve parasal hizmetlere ilişkin olduğu, mal ve hizmetlerin yöneldiği çevreler, tüketici grupları, aynı amaca yönelik olmamaları, dolaşım kanalları vs. itibariyle her iki markanın tescil kapsamlarının tamamen farklı olduğu, başvuru markasındaki " C. " ibaresinin finansal ve parasal hizmetler yönünden tek başına her hangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı,
başvuru markasının tescil olunmasının 556 sayılı KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimaline sebebiyet vermeyeceği ve davacı markalarındaki “C.” ibaresinin her hangi bir tanınmışlığının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/211, K. 2015/8191, 12 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama