KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/2623 E., 2015/9574 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2015
- Tarihi
- 02/04/2014
- Numarası
- 2013/69-2014/87
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2014 gün ve 2013/69-2014/87 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/12/2014 gün ve 2014/10058-2014/19421 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yayın sektöründeki ticari faaliyetine 2008 yılında başladığını, 25.01.2010 tarihinde 38. sınıftaki radyo ve televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) ve haber ajansı hizmetlerini içeren "A.
C." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/68216 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanması üzerine davalı şirketin önceye dayalı kullanım, ticaret unvan, tanınmışlık, haksız rekabet, iltibas ve kötüniyet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, TPE-YİDK tarafından davalı itirazının kabul edilerek müvekkili marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü davalının itiraza meset 2001/20446 sayılı markasının iki boyutlu şekil markası olduğunu, müvekkili markasının ise sözcükten oluştuğunu, markalar arasında görsel,
sözel ve düşünsel bakımdan bıraktıkları umumi intiba bakımından iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığını, markaların kapsamında bulunan hizmetlerin ortalama yararlanıcı kitlesinin sosyal ve ekonomik düzeyi ile hizmetten yararlanırken gösterecekleri dikkat ve özen düzeyine göre iki işaret arasında bir ilişkilendirme kurmayacaklarını, davalı şirketin "E.
C." ibareli markanın gerçek hak sahibi olmadığını, davalının Türkiye'de markasal ve unvansal bir kullanımının bulunmadığını, marka hukukunda ülkesellik ilkesinin geçerli olduğunu, bu sebeple davalının 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5. madde hükümlerinde yazılı nispi net nedenlerine dayanamayacağını, müvekkelinin kötüniyetli olmadığını, davalının markasının tanınmış olup olmamasının sonuca etkisinin bulunmadığını, başvurunun tescilinin davalı aleyhine haksız rekabet yaratmayacağını, davalının 2011/52440 sayılı markasının tescilinin başvurudan sonraki tarihli olduğunu ileri sürerek,
müvekkili başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/2623, K. 2015/9574, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama