KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/3093 E., 2015/7593 K.·Mahkemesi : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2015
- Tarihi
- 17/12/2014
- Numarası
- 2014/1331-2014/413
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/12/2014 tarih ve 2014/1331-2014/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. A.Ş. İ. Şubesi'ne 08.12.1999 tarihinde 30.002,81 TL'yi %85 faizle vadeli olarak yatırdığını, daha sonra davalı bankaya TMSF tarafından el konulduğunu ve hesap bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 30.002,81 TL'nin bankaya yatırdığı tarihten vade sonuna kadar yıllık %85 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince ticari işlemlerde uygulanan avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı I.. A.. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili, olayda zamanaşımının dolduğunu ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının havale yaptığı O. Bankası'nın ayrı tüzel kişiliği bulunduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 27.801,98 TL'ye 08/12/1999'dan 31/12/1999'a kadar değişen oranda reeskont; 01/01/2001 tarihinden itibaren değişen oranda avans faiz işletilerek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava sonunda davacı lehine hükmedilen alacağa işleyecek avans faizin başlangıç tarihi 01/01/2000 olması gerekirken mahkemece "01/01/2001 tarihinden itibaren değişen oranda avans faiz" işletileceği yönünde hüküm kurulmuştur. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3093, K. 2015/7593, 3 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama