KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/3211 E., 2015/10384 K.·Mahkemesi : İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Tarihi
- 26/09/2013
- Numarası
- 2011/182-2013/198
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.09.2013 gün ve 2011/182-2013/198 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.12.2014 gün ve 2014/12751-2014/19290 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "B." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, H. Gümrük Müdürlüğü muayene memurlarınca davalı adına işlem gören ihracat beyannamesi kapsamındaki eşyalar üzerinde yapılan fiziki muayene sonucunda müvekkilin markasının bulunduğu ürünler tespit edildiğini, bu ürünler bakımından işlemlerin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, menine, tecavüzün giderilmesine, durdurulmasına, 1.000 TL manevi tazminatın tahsiline, ürünlerin imhasına, depolama-sundurma ücretinin davalıya tahmiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Gümrük İdaresi'nin, kanunun kendisine tanıdığı yetkinin dışına çıkarak ve tamamen kanunu ihlal ederek bir işlem tesis ettiğini, kendisini bilirkişi ve hakim yerine koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3211, K. 2015/10384, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama