KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/3870 E., 2015/10677 K.·Mahkemesi : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2015
- Tarihi
- 10/12/2014
- Numarası
- 2014/1008-2014/390
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2014/1008-2014/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.11.1999 tarihinde Y. kontrölündeki Y.S. O. Bank'a 4.550 TL yatırdığını, Y.'a el konulması üzerine mevduatın iade edilmediğini, davalının selefi olan banka yöneticilerinin suç işlemeye yönelik planlı ve kasıtlı hareketleri nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek 4.550 TL'nin vade sonuna kadar akdi faizi, vade sonundan itibaren akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devir tarihinden önceye ilişkin taleplerde TMSF'nin sorumlu olduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının serbest iradesi ile ve daha fazla faiz getirisi elde edebilmek için off shore hesabı tercih ettiğini, dolandırıcılığın söz konusu olmadığını, hesap cüzdanına itiraz edilmemek suretiyle o. mevduatının benimsendiğini, davalı bankanın ancak havale işlemini ve vekalet görevini gerçekleştirdiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil O. vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını, muhatabın TMSF olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, o. bankasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı tarihte başlayan zamanaşımı süresinin dolmadığı, ağır ceza mahkemesince Y. A.Ş. yöneticisi A.B.'in " off shore hesapları üzerinden bankayı vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan cezalandırıldığı, buna göre banka yöneticilerinin off shore hesap sahiplerini dolandırdıklarını, bu yolla toplanan paraların B. Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, dava konusu meblağın aslında Y. bünyesinde kaldığı, külli halef davalının da yatırılan tutarın davacıya iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.550 TL'nin 25.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu ve mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde davalıdan harç alınmasına yer olmadığına dair karar verildiği halde, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde dava açılışı sırasında yatırılan başvuru harcı ve peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3870, K. 2015/10677, 19 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama