İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/3889 K.2016/1187

.

Esas2015/3889Karar2016/1187Tarih9 Şubat 2016Okuma4 dk · 772 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/3889 E., 2016/1187 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Şubat 2016
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

772 kelime·4 dk okuma

.

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2013/554-2014/358 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/02/2016 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin kiracısı olduğu taşınmazlarda işlettiği restoranı, 05.08.2010 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, davalının restoranı devralmasına rağmen sözleşmede öngörülen ödemeleri yapmadığını, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davranması halinde yapılacak ihtardan itibaren 30 gün içinde restoranı boşaltarak davacıya teslim edeceğinin yine sözleşmede düzenlendiğini ileri sürerek, davalının söz konusu restoranı işletme hakkı olmadığının tespitine, işletmeye müdahalesinin önlenmesine, işletmenin davacıya bırakılmasına, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken 46.014,95 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline devredilen işletmenin bulunduğu yapının ayıplı olduğunu ve bu durumun müvekkilinden gizlendiğini, imara ve yapı ruhsatına aykırı olarak yapının büyük bir kısmının belediye tarafından yıkıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işletmenin devrine ilişkin sözleşmenin 05.08.2010 tarihinde imzalandığı, restoranın üzerinde bulunduğu taşınmazın malikleri ile davacı kiracı tarafından imzalanarak belediyeye verilen 29.04.2003 tarihli taahhütnamede, söz konusu parselde muvakkat tadilat projesine aykırı olarak yapılacak yapıların yıkımına itiraz edilmeyeceğinin ve belediyenin izni olmadan yapının 3. şahıslara devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahallinde 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte taşınmazın boş olduğunun görüldüğü,

yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği, dolayısıyla bu tarihten sonra taşınmazın kullanımının fiilen mümkün olmadığı, taşınmazın devir olgusunun dahi davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak müdahalenin önlenmesi ve sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedellerin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı taraf, işlettiği restoranı 05.08.2010 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, sözleşme uyarınca kendisinin üçüncü kişilere olan vadeli borçlarının, davalı tarafından ödeneceğini, ancak davalının bu ödemeleri gerçekleştirmediğini ve bu ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, yine işletmenin bulunduğu taşınmazın maliklerine kira bedellerinin de ödenmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması halinde işletmenin davacıya iadesinin sözleşmede öngörüldüğünü ileri sürmüş, davalı ise sözleşmenin kuruluş aşamasında davacının, işletmenin ayıplı olduğunu hile ile kendisinden gizlediğini, işletmenin bulunduğu binanın imar durumuna,

projelerine ve yapı ruhsatına aykırı bir şekilde inşa edildiği için belediye tarafından yıkım kararı alınarak kendisine tebliğ edildiğini savunmuş, mahkemece de davacı ve işletmenin bulunduğu taşınmazın malikleri tarafından ilgili belediyeye verilen taahhütname de, belediyenin izni olmadan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahkeme aracılığıyla 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte işletmenin boş olduğunun görüldüğü, yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği,

dolayısıyla işletmenin bu tarihten sonra kullanımının fiilen mümkün bulunmadığı, sözleşme tarihinden sonra işletmenin vergi kaydının kim adına olduğunun belli olmaması nedeniyle işletmenin davalıya devredildiğinin de ispatlanamadığı, davacı tarafça yapılan ve sözleşme uyarınca davalıdan tahsili istenilen ödemelerin, yıkım kararının davalıya tebliğinden sonraki tarihli olması karşısında davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.

Gerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 75. maddesi ve gerekse de yargılama sırasında yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesi uyarınca hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup somut olayda davalı tarafça, davaya konu işletmenin kendisine teslim edilmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı gibi dosyada mevcut davalının davacıya gönderdiği 01.08.2011 tarihli ihtarnamede de açıkça işletmenin davalıya devir ve temlik edildiği belirtilmesine rağmen işletmenin devir ve teslim edildiğinin kanıtlanamadığı hususunun davanın reddine gerekçe yapılması doğru olmamıştır.

Öte yandan, davanın reddine bir diğer gerekçe olarak gösterilen 29.04.2003 tarihli taahhütname de, davacı ile işletmenin üzerinde bulunduğu taşınmazın malikleri tarafından ilgili belediyeye verilmiş olduğundan, bu taahhütnameye ancak taahhütnamenin muhatabı olan belediyenin dayanması mümkündür.

Yine, davacı tarafından sözleşme uyarınca davalının yaptığı ödemelerin kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülerek bu ödemelerin de tahsili istenilmiş ve mahkemece de bu ödemelerin hangi tarihlerde muaccel olduğu dahi araştırılmaksızın sırf yıkım kararının tebliğinden sonra yapılmış olmasının davacının kötü niyetini gösterdiğine ilişkin gerekçe de yerinde görülmemiştir.

O halde mahkemece, işletmenin sözleşme uyarınca davalıya devredildiğinin kabulü ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işletme devir sözleşmesinin ifasının mümkün olup olmadığının, ifası mümkünse sözleşme uyarınca söz konusu işletmenin davacıya devrinin gerekip gerekmediğinin ve talep edilen ödemelerden davalının sorumlu bulunup bulunmadığının, şayet sözleşmenin ifası mümkün değil ise bundan kimin sorumlu olduğunun belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3889, K. 2016/1187, 9 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3889
Karar No
2016/1187
Tarih
9 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/3889 K.2016/1844
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/3890 K.2016/1004
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/3890 K.2016/1669
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/3890 K.2016/1927
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/3892 K.2016/2033
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/3892 K.2016/1841

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.