KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/4395 E., 2015/11828 K.·Mahkemesi : İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2015
- Tarihi
- 26/06/2014
- Numarası
- 2014/25-2014/92
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26/06/2014 gün ve 2014/25 - 2014/92 sayılı kararı onayan Daire'nin 03/12/2014 gün ve 2014/13023 - 2014/18948 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının maliki olduğu mimari eserin mimari proje müellifi olduğunu, ancak davalı malikin müvekkilinin proje müellifi olduğu mimari eserde izin almaksızın değişiklikler yaptığını, FSEK'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin izni olmadıkça eserde değişiklik yapılamayacağını, yapılan değişikliklerin mimar olan müvekkilinin itibarını zedeler nitelikte olduğunu, davalıya gönderilen 19.08.2010 tarihli ihtarname ile tanınan sürenin sona ermesine rağmen eserin eski haline getirilmediğini ileri sürerek,
davalının yaptığı haksız eylem nedeniyle müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini için 10.000,00 TL'nin, izinsiz olarak binada değişiklik yapılmış olması nedeniyle bu değişiklik sözleşme ile yapılmış olsaydı hangi bedel ile yapılabilecekse o bedelin 3 katı maddi tazminattan şimdilik 5.000,00 TL'nin, değişikliğin binada değer artışı meydana getirmiş olması nedeniyle de değer artışına ilişkin maddi tazminattan şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, istenen tüm miktarlara ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve eserin eski haline getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan değişikliklerin eserin bütünlüğünü bozmayan ve kullanım amacı bakımından zorunlu olan değişiklikler olduğunu, davanın açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4395, K. 2015/11828, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama