KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/4461 E., 2015/11117 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2015
- Tarihi
- 15/10/2014
- Numarası
- 2014/126-2014/284
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2014 tarih ve 2014/126-2014/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''T.'' ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "A." ibareli 8 ve 21.sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği gibi, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru kapsamında yer alan 8 ve 21.sınıf ürünlerin davacı markalarının kapsamında bulunmadığını, bu nedenle bir iltibas doğmayacağını, T. ibareli markanın ev tekstili ürünleri için tanınmışlığı bulunmasına rağmen, bu ürünler dışında her hangi bir bilinirliğinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ''T.'' ibareli markaları ile davalının ''A.'' biçimli işareti arasında kısmen bir benzerlik bulunmasına rağmen, başvuru kapsamında yer alan 8 ve 21.sınıf ürünlerin aynısının veya aynı tür sayılabilecek benzeri bir ürünün davacı markalarının kapsamında yer almadığı,
başvuru konusu işaretin davacı markasından hem içerdiği ürünler ve hem de bütünsel olarak sözcük ve yazım biçimi ile renklendirme itibariyle farklı olması bu hâliyle temsil ettiği ayırt edicilik nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin davacıya ait ev tekstili ürünleri sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlayamayacağı, bu nedenle davacının tanınmışlık vakıasına dayalı olarak da davalı başvurusunu engelleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4461, K. 2015/11117, 27 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama