KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/4475 E., 2015/11048 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2015
- Tarihi
- 19/11/2014
- Numarası
- 2014/260-2014/373
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2014 tarih ve 2014/260-2014/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “M.” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli olarak 10.08.2012 tarihinde "n." ibareli ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilan edilmesi üzerine itirazda bulunduklarını ancak itirazlarının YİDK kararıyla reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE, davacının itirazının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu "n." ibaresi ile "M." markaları arasındaki kısmi harf farklılıklarının ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, bu farklılığın görsel, anlamsal ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, başvurunun kurgu olarak tamamen davacı markası esas alınarak oluşturulduğu, bunun başvuru konusu işareti davacının markalarıyla ilişkilendirme sonucunu doğurduğu, başvurudaki bazı unsurların tanımlayıcı olmasının bu ilişkilendirmeyi perdeleyemediği,
başvuru kapsamında yer alan 1. sınıf ürünleri tamamının davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı, yani ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, diğer taraftan anılan ürünlerin aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4475, K. 2015/11048, 26 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama