İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/462 K.2015/10260

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2014 tarih ve 2010/571-2014/209 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü hazır bulunan…

Esas2015/462Karar2015/10260Tarih9 Ekim 2015Okuma6 dk · 1.165 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/462 E., 2015/10260 K.·Mahkemesi : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2015
Tarihi
09/07/2014
Numarası
2010/571-2014/209
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.165 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2014 tarih ve 2010/571-2014/209 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S.. S.. ile davalı vekili Av. İ.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 29/05/2009 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile belirlenen ülkelerde münhasıran davalıyı temsil etme ve davalının ürünlerini satma hakkını elde ettiğini, sözleşmede müvekkilinin satışına aracılık ettiği ürünlerden alacağı komisyonun sipariş edilen malların bedelinin tamamının alıcılar tarafından davalı hesabına ödenmesinden sonra müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin bir yıl süreli akdedildiğini,

taraflardan birinin sürenin dolmasından altı ay önce yazılı bildirimi ile anlaşmanın feshini ihbar etmemesi halinde sözleşmenin bir yıl daha uzatılmış sayılacağının düzenlendiğini, müvekkilinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında 112.229,13 EURO komisyon alacağına hak kazandığını, davalının sözleşme ile üstlendiği edimlerini gereği gibi ifa etmemesi,

teyid edilen siparişleri sevk etmemesi üzerine davalıya 10/12/2009 tarihinde yazılı bildirimde bulunulduğunu ve komisyon alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, buna karşı davalı temsilcisi A.U. tarafından gönderilen 11/12/2009 tarihli elektronik posta ile davalının sözleşmeyi feshettiğini, davalı taraf müvekkili aracılığı ile sattığı tüm ürünlerin bedellerini tahsil etmesine rağmen müvekkilinin hakettiği komisyon alacağının ödenmediğini, fesihten sonra da müvekkilince geliştirilen müşteri portföyünden faydalanılarak satış yapılmaya devam edildiğini,

sözleşmenin süresinden önce sözleşmede öngörülen bildirim yükümlülüğüne uyulmadan haksız feshi nedeniyle müvekkilinin yoksun kalınan karının da ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, dava dilekçesi ve ıslahla 80.943,68 Euro komisyon alacağı, 202.358,97 Euro yoksun kalınan kar ve 138.760,44 Euro denkleştirme tazminatı olmak üzere 422.063,09 Euro'nun faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu sözleşmenin müvekkili şirketin yetkilisi C. A.'ın imzasını taşımadığından geçersiz olduğunu, davacının acentelik yapma istediğini şirket çalışanı A. U.'ya bildirmesinden sonra şirket temsilcisi C.

A.'ın bu tür bir yapılanmaya karşı çıktığını, davacının hazırlayıp gönderdiği belgelerin şirket çalışanınca imzalandığını, davacının müvekkilince sadece müşteri olarak algılanıp bu kapsamda ticari ilişki kurulduğunu, Eylül 2009 tarihinden sonra davacı ile müvekkili arasında siparişlerden kaynaklanan uyumsuzluğun ortaya çıktığını, davacının 40-50 ton civarında ve müvekkilinin üretimde kullanmadığı renklerden oluşan ürün siparişinde bulunduğunu ve bu ürünleri devamlı satın alacağını bildirmiş olmasına rağmen yüklü miktarda üretilmiş malı teslim almayarak müvekkilini zarara uğrattığını,

davacının Eylül 2009 tarihinden itibaren Gaziantep Merkezli G. H. Tekstil A.Ş isimli firmadan aynı konuda mal satın almaya başlayarak müvekkilinin zararına neden olduğundan feshin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 29.05.2009 tarihli sözleşmede davalı şirket yetkilisi olarak A. U.'nun imzası bulunduğu, davalı vekili tarafından bu şahsın şirketi temsil yetkisi olmadığı iddia edilmiş ise de sözleşmenin yaklaşık 7 ay süreyle yürütülerek ve taraflar bu müddet içerisinde karşılıklı olarak edimlerini yerine getirdikten sonra yine A.

U. tarafından 11.12.2009 tarihli davalı şirkete ait elektronik posta adresinden gönderilen elektronik posta ile feshedildiği gözetildiğinde davalı şirketin A.

U.'nun şirket mallarını satma, sözleşme imzalama konusunda yetkili olduğuna dair görünüş yarattığı, davalının bu savunması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan bu savunmaya itibar edilmeyerek sözleşmenin kurulduğunun kabul edildiği, üçüncü bilirkişi heyet raporu önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderici ve denetime elverişli olması nedeniyle benimsenerek, davacının ıslah talepli davasının kısmen kabulüne, 80.943,68 Euro komisyon alacağı, 196.577,50 Euro yoksun kalınan kâr, 138.760,44 Euro denkleştirme tazminatı olmak üzere toplam 416.281.62 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle komisyon, yoksun kalınan kar ve portföy tazminatı istemlerine ilişkindir.

Sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi halinde kural olarak davacının ifa menfaatine ilişkin kar kaybı zararı isteminde bulunma hakkı mevcut ise de mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme devam etmiş olsaydı sözleşmenin sona ermesi gereken sürenin tamamı esas alınarak yoksun kalınan kâr hesaplanmıştır. Ancak, bu şekilde yapılan yoksun kalınan kar hesaplanması yerinde görülmemiştir.

Davacı, davalı dışında başka bir firmayla benzer nitelikte sözleşme yapabilecektir.

Dairemizin yerleşik içtihatlarında da benimdendiği üzere (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 23.01.2014 tarih 2012/10547 E. 2014/1508 K. sayılı ilamı) uğranılan zararın hesabında fesihten sonra kalan tüm sözleşme süresi değil, davacının bu haksız fesih sonrasında feshedilen sözleşme konusu iş ile aynı nitelikte bir işi bulması için gereken süre, bir başka anlatımla aynı nitelikteki bir işi hangi sürede bulacağı veya bulması gerektiği konusunda tespit edilecek “makul bir süre” göz önüne alınarak uğranılan kar kaybının hesaplanması gerekmektedir.

Somut olayda ise 7 ay yürürlükte kalan sözleşmenin feshiden sonra kalan ve usulüne uygun feshedilmeyerek yenilendiği kabulü ile 17 aylık süre için davacı tarafından ödenmesi gereken komisyona göre hesaplama yapılarak kar kaybı zararı belirlenmiş olup, bu hesap yöntemi açıklanan ilke ve Daire uygulamalarına uygun bulunmamaktadır.

Bu itibarla mahkemece, bilirkişilere yaptırılacak inceleme sonucu davacının fesihten sonra aynı nitelikte bir işi bulabilmesi için gerekli makul bir süre tespit ettirilerek, belirlenecek bu süre için uğradığı kar kaybının hesaplanması, eğer davacı tespit edilen süreden önce aynı nitelikte bir iş bulmuşsa bu halde de fesihten söz konusu işi bulduğu tarihe kadar olan süre içinde uğradığı kar kaybı zararının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde fesihten sonra kalan tüm sözleşme süresine göre yapılan hesap tarzına itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca davacı, portföy tazminatı talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmede ve sözleşmenin kurulup devam ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'da buna dair bir hüküm bulunmamakla birlikte öğretide ve Yargıtay uygulamasında taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği süre ve ilişkinin ileriye dönük menfaat sağlayıp sağlamayacağı hususları nazara alınmak suretiyle hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Yargılama sürecinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde “denkleştirme istemi” başlığı altında bir düzenlenme yapılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan hususlardan ve 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesi hükmünden bahsedilerek çalışılan dönemin ortalaması bulunup 12 ile çarpılmak suretiyle 138.760,44 TL portföy tazminatı hesaplanmıştır.

Portföy tazminatı hesaplanırken sözleşmenin devam ettiği sürenin nazara alınmasında bir usulsüzlük bulunmamakla birlikte bu rakamın neden 12 ile çarpılarak sonuç rakama ulaşılmadığının sebebi anlaşılamamıştır.

Bu itibarla mahkemece, portföy tazminatına hükmedilirken bilirkişilere yaptırılacak inceleme sonucu davacının davalı tarafın müşteri portföyüne kattığı müşterilerle davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra da ticari ilişkisini devam ettirip ettirmediği, ettirdi ise hangi firmalarla, hangi süre ve oranda devam ettirdiği tespit ettirilerek,

taraflar arasındaki sözleşmenin kurulup devam ettiği süre, ilişkinin ileriye dönük menfaat sağlayıp sağlamadığı hususları nazara alınmak suretiyle hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmek gerekirken anılan ilkelere uygun düşmeyen hesap tarzına göre belirlenen portföy tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/462, K. 2015/10260, 9 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/462
Karar No
2015/10260
Tarih
9 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/464 K.2015/6929
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/466 K.2015/6306
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/467 K.2015/30004
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/468 K.2015/3372
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/468 K.2015/15080
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/471 K.2015/13005

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.