KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/4969 E., 2015/11963 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2015
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2014 tarih ve 2011/122-2014/274 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.11.2015 günü hazır bulunan davacı asil ..., davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, davalının cezaevinde bulunduğu süre içerisinde davacının davalıya ve davalının işletmesine ait borçları ödediğini, bu ödemeleri yaparken aile efradından pek çok borç aldığını, yine davalıya da borç para verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL manevi tazminat ile 90.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin cezaevine girmesi nedeniyle sahibi olduğu Yeşiltepe Su isimli işyerindeki işlerin takibini davacının yerine getirdiğini, davacının davalıya ait ödemeleri bizzat işletmenin gelirleri ile yaptığını, davalının davacıya başkalarından borç alınması yönünde bir talimat vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmenin kar ettiği, davalının, işletmenin borçları için akrabalarından borç alınması yönünde bir talimatının olmadığı, davacının işletme kar etmesine karşın işletme için aldığı borçları neden işletme kaynaklarından ve elde edilen kardan ödemediğinin anlaşılamadığı, davalının alınan borçlara yönelik bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ticari vekilin yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmeye baktığı dönemlerde işletmenin kar ettiği kabul edildiğine ve karar davalı tarafça temyiz edilmediğine göre; davalının, davacı tarafından yapılan ödemelerin şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak en azından sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu sebeple, davacının işletme kar etmesine karşın, işletme için aldığı borçları neden işletme kaynaklarından ve elde edilen kardan ödemediğinin anlaşılamadığı, davalının alınan borçlara yönelik bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4969, K. 2015/11963, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama