KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/5096 E., 2015/12059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2015
- Numarası
- 2014/107-2015/8
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.01.2015 tarih ve 2014/107-2015/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait ürünün taklidini yaparak sattığını, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29/02/2012 tarih ve 2012/597 D.İş sayılı arama el koyma kararı ile taklit ürünlerin ve 2 adet orijinal ürünün ele geçirildiğini, bu tespit üzerine davalı hakkında kamu davası açıldığını ve yargılama sonucu eylemi sabit görülerek davalı aleyhine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; ele geçen sahte ürünlerin ise müsaderesine karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sembolik olmak üzere 1.000,00 maddi tazminat ve 7.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taklit marka ürünün üreticisi olmadığını, ürünlerin faturalı olarak satın alındığını, spot satıcılardan alınmış olması nedeniyle faturada bu ürünlerin açıkça gösterilmediğini, müvekkilinin davacıya ait kaplanlı yakı markası, logosu ya da afişini kullanmadığını, bu kadar az sayıda ürün için istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, markayı takliden taşıyan ürünleri satışa sunması, ticaretini yapmasının marka ihlali oluşturduğu, aynı zamanda suç oluşturan eylem nedeniyle, davacının MarKHK 62. maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, muhasip bilirkişi tarafından belirlenen 2.030,38 TL maddi tazminat ile tarafların sosyal ekonomik durumu, olayın mahiyeti ve sonuçları dikkate alınarak, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5096, K. 2015/12059, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama