İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/5162 K.2015/12716

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/189-2014/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2015/5162Karar2015/12716Tarih30 Kasım 2015Okuma4 dk · 775 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/5162 E., 2015/12716 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

775 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/189-2014/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, ...'ye devirden önce ...'nin ... Şubesi'ne 08.11.1999, 13.12.1999 tarihlerinde 7.370,00 TL yatırarak mevduat hesabı açtırdığını, 21.12.1999 tarihinde .... yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimin ...'ye devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın davalı .... yönetimi tarafından ...'de kurulan dava dışı .... adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, bu şekilde toplanan paranın .... yönetimi tarafından grup şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, müvekiline ait 7.370,00 TL'nin 21.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davacı tarafından daha önce açılan davanın reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kesin hüküm engeli nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, borç ödemeden aciz vesikasının borçluya karşı hüküm ifade edebileceğini, dosyaya sunulan aciz belgesinin ise müvekkili hakkında hüküm ifade etmediğini, müvekkili ile ...’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatı gerçekleştirdiğini, davacının hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, kurum merkezinin İstanbul'da olması nedeniyle mahkemenin yetkili olmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının parasının talebi doğrultusunda havale edildiğini, bu nedenle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, davalı bankanın sorumluluğunu bankaların devrolunması nedeniyle ...'nin üstlenmiş olduğunu savunarak, aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava Bankacılık Kanununa dayalı olarak ve şubenin bulunduğu yerde açıldığından mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, davayla ilgili kesin hüküm bulunmadığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığı, ...'in ...'yi temsil yetkisini haiz kurucu ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu ve hakkında kesinleşen yargı kararı ile ... ve bazı .... yöneticilerinin ... aracılığı ile off shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve iradelerinin fesata uğratıldığı,

haksız ve hukuka aykırı fiillere maruz bırakıldıkları dolayısı ile ...'ye havale edilmek suretiyle ortaya çıkan zarar tutarı 7.370,00 TL'den davalı bankanın sorumlu olduğu, davacıya kusur izafe edilemeyeceği, davalı bankanın güven kurumu olduğu, en hafif kusurundan dahi sorumlu olacağı gözetilerek zararın tamamından sorumlu olduğunun kabulü ile,

TTK'nın 321 (Yeni TTK/371. madde) son maddesi gereği anonim şirketlerde temsil ve idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiilden şirketin sorumlu olacağı, dava konusu somut uyuşmazlıkta külli halefiyet nedeniyle sorumluluğun ING Bank'a geçtiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasının kabulü ile 7.370,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, her iki taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır.

Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda, kararın gerekçe kısmında tüm davalıların sorumlu olduğu belirtilerek, alacağın davalıların tümünden tahsiline karar verileceği belirtilmiş ise de, gerekçeli kararın hüküm bölümünde “alacak ve fer'ileri ile yargılama giderlerinin” davalıdan tahsiline denilerek hüküm oluşturulmuştur. Bu durumda, gerekçe ile hüküm fıkraları arasında çelişkiye yol açılmış ayrıca hüküm kısmında alacak ve fer'ilerinin, birden çok davalı bulunmasına rağmen "davalıdan tahsiline" şeklinde karar verilerek hangi davalıdan tahsil edileceği hususunda kuşkuya neden olacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer, mümeyyiz taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer, mümeyyiz taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5162, K. 2015/12716, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/5162
Karar No
2015/12716
Tarih
30 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/5162 K.2015/6243
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/5162 K.2015/6501
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/5163 K.2015/26821
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5163 K.2015/13518
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5164 K.2015/13022
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/5164 K.2015/26818

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.