KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/5237 E., 2015/12063 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2014 tarih ve 2013/941-2014/2475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 04.08.2011 tarihinde ...'nin belirlenmiş odasında plates dersleri vermek üzerine her birinin 60.000 TL sermaye ile dâhil olduğu bir protokol imzaladıklarını, protokolün bütün gerekleri müvekkilince yerine getirildiği halde davalı tarafın kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, Protokolde yer almasına rağmen müvekkilinin aylık sigorta primlerinin gider kalemine eklenerek ödenmediğini, sözleşmede öngörülmüş olması nedeniyle 21.06.2013 tarihinde noter aracılığıyla çekilen ihtarname ile davalının arabuluculuk işlemine davet edildiğini davalının bu ihtara uymadığını ileri sürerek, protokole konu adi ortaklığın feshi ve ortaklık nedeni ile ödenen 60.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının söz konusu ortaklık nedeni ile 60.000,00 TL ödeme yaptığı, söz konusu ortaklığın davalının olumsuz tutumları nedeni ile yürütülemediği, her ne kadar davada adi ortaklığın feshi talep edilmiş ise de davalının ticari defterleri ibraz etmemesi, söz konusu ortaklığın gelir gider durumunun kontrol edilmesinin mümkün olmaması ve davacı vekilinin yargılama esnasında ortaklık sözleşmesi nedeni ile ödediği sermaye bedelinin davalıdan tahsilini talep etmesi nedeni ile taraflar arasında imzalanan protokole konu ortaklığın son bulması nedeni ile davacının ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle, 60.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, adi ortaklığa konulan sermayenin diğer ortaktan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece ortaklığın son bulduğu gerekçesiyle davacının sermaye olarak koyduğu paranın tamamının tahsiline karar verilmiştir. Ancak adi ortaklık taraflar arasında 04.08.2011 tarihli sözleşme ile kurulmuş olup; işbu dava 22.07.2013 tarihinde açılmıştır. Taraflar arasındaki ortaklık yaklaşık olarak iki yıl devam etmiş olup, tarafların adi ortaklığı sonlandırmak istemeleri halinde tasfiye işlemlerinin yapılması gerekmektedir.
Bu durumda 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1.maddesi uyarınca, olaya uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak ve 642 ve devamı maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken, mahkemece belirtilen şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5237, K. 2015/12063, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama