KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/5275 E., 2016/916 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2016
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28/05/2013 gün ve 2012/166 - 2013/406 sayılı kararı onayan Daire'nin 11/11/2014 gün ve 2013/16666 - 2014/17371 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların uzun yıllardır tanıştıklarını, davalıların 15.10.2003 tarihinde davacıya gelerek borç para istediklerini, davacının davalılara 16.250 USD verdiğini, müvekkilinin alacağına karşılık 15.10.2003 tanzim 15.10.2004 vade tarihli aynı bedelli bono aldığını, davalı borçluların borcunu ödemediklerini, bonoya ve ödünç akdine dayandığını ileri sürerek, 16.250 USD'nin 15.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının bu davayı açma hakkının olmadığını, senedin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerine karşı hile yapıldığını, anılan .... adına verilen bir senet bulunduğunu, borçlusunun bu şirket olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ....
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/7748 hazırlık sayılı dosyasında davalıların borç aldıklarını ve davaya konu senedi imzaladıklarını ikrar ettikleri, her ne kadar bu parayı .... şirketi adına aldıklarını ifade etmişler ise de, davalıların senedin tanzim edildiği tarihte şirketi temsil yetkilerinin bulunmadığı, şirketi temsil yetkileri olmadığı için şirket adına borçlandırma işlemini yapamayacakları ve şirketin bu borçtan sorumlu olamayacağı, davalıların temsile yetkili bulunmadığı halde temsilci sıfatı ile bonoyu imzalamalarından dolayı bu bonodan bizzat mesul oldukları, her iki davalının da senetteki imzaya itirazlarının bulunmadığı,
davaya konu senedin ....'e ciro edildiği ancak senetteki borcun ödenmemesi nedeniyle ....'ün bunun bedelini davacıdan aldığı, senet aslının davacı tarafından mahkemeye ibraz edildiği, borcun ödendiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı, borç ilişkisinden kaynaklı alacağın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.250,00 USD'nin tahsil tarihindeki TL karşılığının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5275, K. 2016/916, 28 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama