KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/6162 E., 2016/3018 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2014 tarih ve 2014/218-2014/343 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/03/2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ....... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ... Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 25.05.2011 tarih ve 2 O 381/10 sayılı 14.05.2013 kesinleşme tarihli kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, davalı şirketin parasını dilediği an geri alabileceği vaadi ile hiç kimseden para toplamadığını, ortaklar pay defteri gereğince şiketin hissedarı olan davacıların şirkete ortak olmak için ödedikleri sermayeleri şirketten talep edemeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne....Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 25.05.2011 tarih ve 2 O 381/10 sayılı 14.05.2013 kesinleşme tarihli kararının tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece yargılama harcının nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir. Bu durum karşısında mahkemece, nispi harca hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/6162, K. 2016/3018, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama