KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/6930 E., 2016/1145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2016
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/03/2015 tarih ve 2014/954-2015/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekili ...'nın 1999 yılından beri “...” unvanıyla mobilya beyaz eşya işi üzerine ticari faaliyette bulunduğunu, ayrıca 10/08/2010 tarihinde “... ... Mobilya Beyaz Eşya Halı Çeyiz” isimli marka tescili yaptırdığını, davalının ise işyerinde “...” ismini kullanmakta olduğunu, bu hali ile müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği gibi haksız rekabet yolu ile de müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiğini ileri sürerek müvekkilinin markasına yapılan tecavüzün tespitine ve tecavüzün men'ine, davalının markaya tecavüz yoluyla oluşturduğu haksız rekabetin tespitine ve haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının kullanmakta olduğu “...” isminin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "..." ismini ticaret unvanı olarak 2006 yılından itibaren kendi adına tescil ettirdiğini, davacının ise 2009 yılına kadar herhangi bir mobilya işiyle uğraşmadığını, şoför olarak çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, “...” adlı işyerinde kullanılan uyuşmazlık konusu “...” ibaresi üzerinde davalının, mağazacılık hizmetleri açısından davacıdan önceki tarihte kullanımı suretiyle öncelik hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Ancak, somut olayda davalı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.Yürürlükte bulunan , Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince 2.200,00TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/6930, K. 2016/1145, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama